Sahtekâr
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Sahtekâr, izledikten sonra kolay kolay aklınızdan çıkmayacak, tüyler ürpertici bir gerçek hikayeden uyarlanmış, midenize oturan çarpıcı bir drama. Eğer siz de benim gibi sağlam bir dram arayışındaysanız ve gerçek hayattan alıntı hikayelere bayılıyorsanız, ‘Sahtekâr izle’ diye arama yaparken bu yazıya denk gelmeniz bir tesadüf değil, tam da aradığınız şeyi buldunuz. Orijinal adıyla Changeling, 1920’lerin Los Angeles’ına götürüyor bizi. Sıradan bir annenin, oğlunun kaybolmasıyla başlayan ve akıl almaz bir kâbusa dönüşen adalet mücadelesine tanık oluyoruz. Film bittikten sonra bile uzun süre etkisinden kurtulamayacağınız, insan ruhunun derinliklerine inen nadir yapımlardan biri. Gündemden uzaklaşmak, derin bir hikayenin içine dalmak isteyenler için biçilmiş kaftan.
Sahtekâr Konusu
Film, 1928 yılının Los Angeles’ında geçiyor ve bekar anne Christine Collins’in hayatına odaklanıyor. Güzel bir cumartesi sabahı işe gitmek üzere evden ayrılırken, dokuz yaşındaki oğlu Walter ile vedalaşıyor. Ancak akşam döndüğünde, her ebeveynin en büyük kabusuyla yüzleşmek zorunda kalıyor: Biricik oğlu Walter ortadan kayboluyor. Polis, kapsamlı bir arama başlatıyor ancak küçük Walter’dan hiçbir iz bulunamıyor. Aradan tam beş ay geçiyor ve polis, nihayet bir haberle çıkageliyor. İddialarına göre Christine’in oğlu bulunmuştu. Los Angeles Polis Departmanı, itibarını kurtarmak ve halkla ilişkilerini düzeltmek amacıyla bu kavuşmayı adeta bir şov gibi medyaya servis ediyor. Ancak Christine, karşısındaki çocuğun oğlu Walter olmadığını anladığında, asıl cehennem o zaman başlıyor. Sisteme karşı tek başına verdiği bu savaşta, hem akıl sağlığını hem de gerçeği ispatlama mücadelesini sorgulamaya başlıyor. Film, bir annenin feryadının, yozlaşmış bir sistem tarafından nasıl görmezden gelindiğini, üstünün örtülmeye çalışıldığını ilmek ilmek işliyor. Christine’in yaşadıkları gerçekten insanın içini acıtan cinsten ve her anı sizi koltuğunuza çivileyecek bir gerilimle yüklü.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Bu film beklentileri fazlasıyla karşılıyor, hatta aşıyor diyebilirim. Fragmanlarda gördüğümüz o gerilimli atmosfer, filmin tamamına yayılmış durumda ve sizi ilk andan itibaren içine çekmeyi başarıyor. Clint Eastwood gibi bir ustanın yönetmen koltuğunda oturması zaten başlı başına bir kalite göstergesi. Eastwood, o soğuk, gerçekçi ve iliklere işleyen tarzını bu yapımda da konuşturmuş. Hikayeyi öyle bir incelikle, öyle bir ağırlıkla anlatıyor ki, izlerken boğazınızda bir düğüm oluşmaması mümkün değil. Film, 1920’lerin Los Angeles’ını o kadar başarılı yansıtıyor ki, adeta o dönemin tozlu sokaklarında, çaresiz bir annenin peşinden sürükleniyorsunuz. Görsel atmosfer, kostümler, mekanlar… Her şey kusursuz bir uyum içinde. Oyuncu performanslarına gelirsek, Angelina Jolie, hayatının rolünü oynamış diyebilirim. Christine Collins karakterindeki çaresizliği, inancı, azmi ve yaşadığı tüm o acıyı o kadar gerçekçi bir şekilde yansıtıyor ki, her sahnede onunla birlikte nefes alıp veriyorsunuz. Oscar adaylığını sonuna kadar hak ettiğini düşünüyorum. Onun bitmek bilmeyen enerjisi ve gerçeğe tutkusu, tüm filmi ayakta tutan ana damar olmuş. Diğer oyuncular da sahnede adeta döktürüyor. Özellikle John Malkovich’in oynadığı Rahip Gustav Briegleb karakteri, Christine’in sesi oluyor ve adalet arayışında ona destek veren güçlü bir figür olarak öne çıkıyor. Jeffrey Donovan ve Michael Kelly de rollerinin hakkını vermiş. Filmin IMDb puanı 7.6. Bu tarz, ağır bir dram ve gerilim harmanlaması için gayet tatmin edici bir puan. Benim şahsi kanaatim, türünün iyi örneklerinden biri olarak bu puanı fazlasıyla hak ediyor. Gerçek bir hikayeden uyarlanmış olması, hikayenin ağırlığını daha da artırıyor ve izleyicide derin izler bırakıyor. Film, sadece bir anne ile oğul hikayesi değil, aynı zamanda yozlaşmış bir sistemin, adaletsizliğin ve bürokratik engellerin insanı nasıl öğütebileceğinin bir portresini çiziyor. Her sahnesinde bir sonraki adımda ne olacağını merak ettiriyor, adeta bir dedektif gibi siz de gerçeğin peşine düşüyorsunuz.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Eğer siz de benim gibi gerçek olaylardan uyarlanan, düşündürücü, insanın içini burkan ve toplumsal adaletsizliklere parmak basan filmleri seviyorsanız, Sahtekâr tam size göre. Güçlü kadın karakterlerin hikayelerine düşkünseniz ve bir annenin yılmaz mücadelesini izlemek istiyorsanız, bu film sizi ekran başına kilitleyecek. Özellikle ağır dramaları ve gerilim unsurlarını sevenler için biçilmiş kaftan. Bazen kafa dağıtmak yerine, sizi derinden etkileyecek ve üzerinde düşündürecek bir şeyler ararsınız ya, işte o anlarda Sahtekâr devreye giriyor. Kısacası, koltuğunuza yaslanın ve Sahtekâr’ın sizi 1920’lerin Los Angeles’ına, Christine Collins’in yürek burkan dünyasına sürüklemesine izin verin. Pişman olmayacaksınız, bu güçlü hikaye kesinlikle uzun süre aklınızdan çıkmayacak.
















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!