Sıcak Kalpler
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Sıcak Kalpler (Warm Bodies) izlerken hem biraz gerileceğin, hem de hiç beklemediğin bir yerden içini ısıtacak, hatta belki ufak bir tebessüm konduracak bir film olduğunu en baştan söyleyeyim. Malum, zombi filmi dendi mi akla hep kan revan, çığlıklar, kaçıp kovalamaca gelir. Ama bu yapım, bildiğimiz tüm klişeleri alıp bambaşka bir yere taşıyor. Sanki kıyamet sonrası bir dünyada yeşeren tuhaf bir çiçek gibi. Eğer bu zamana kadar alışılmışın dışında, kalıplara sığmayan bir hikaye arayışıyla Sıcak Kalpler izle seçeneğine tıklamadan önce ufak bir detay öğrenmek istersen, doğru yerdesin. Bu film, bir zombinin kalbinin gerçekten atıp atamayacağını, hissetmeyi unutan bir dünyanın yeniden nasıl canlanabileceğini gösteriyor. Klasik korku elementlerinin ötesine geçip, insan olmanın ne demek olduğunu oldukça farklı bir pencereden anlatıyor.
Sıcak Kalpler Konusu
Film, isimsiz bir zombinin, yani R’nin gözünden açılıyor. R, diğer tüm zombiler gibi içgüdüsel olarak yaşayan, anlamsız iniltiler çıkaran ve insan etiyle beslenen biri. Ancak diğerlerinden farklı olarak, zihninde düşünceler dolaşıyor, geçmişinden kopuk anıları ve anlamsız da olsa bir varoluşsal sorgulama kırıntısı var. Terk edilmiş bir havaalanında, eski uçakların paslı gövdeleri arasında, diğer ölülerle birlikte günlerini geçiriyor. Ta ki bir av partisi sırasında, insanlardan oluşan bir gruba denk gelene kadar. Bu av sırasında, genç ve cesur bir kız olan Julie’yi görüyor. R, normalde yapması gerekenin aksine, Julie’yi öldürmek yerine onu diğer zombilerden korumaya başlıyor. İşte tam da bu noktada, ölü bir bedenin içinde kilitli kalmış olan R’nin kalbi, belki de ilk defa gerçek anlamda atmaya başlıyor. Julie ile geçirdiği zaman, R’nin sadece bedenini değil, aynı zamanda ruhunu da değiştirmeye başlar. Bu garip ilişki, hem zombilerin hem de hayatta kalan insanların dünyasını derinden sarsacak bir değişimin fitilini ateşler. Ancak bir zombi ile bir insan arasında gerçek bir bağ kurulabilir mi, üstelik dışarıda onları yok etmeye kararlı insanlar ve ‘kemikli’ denilen daha ileri seviye zombiler varken? Hikaye, bu sorunun peşine düşüyor.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Jonathan Levine, Sıcak Kalpler ile gerçekten riskli bir işe girişmiş ve bence bunun altından başarıyla kalkmış. Zombi temasını romantik komediyle harmanlamak, her yönetmenin kolayca başarabileceği bir şey değil. Ancak Levine, ne hikayeyi sulandırıyor ne de zombi korkusunu tamamen yok ediyor. İkisini de dozunda tutarak kendine has bir denge tutturmuş. Filmin görsel dilinde, kıyamet sonrası dünyanın o kasvetli havasına rağmen, umut ışığını arayan bir estetik var. Hikaye, yer yer biraz yavaşlasa da genel olarak insanı sarıyor, merak ettiriyor. Özellikle R’nin iç seslendirmeleri, filmin en güçlü yanlarından biri. Zombi olsa da, bir zamanlar insan olan ve şimdi o insanlığı geri kazanmaya çalışan bir karakterin iç dünyasını dinlemek, filme derinlik katıyor. Nicholas Hoult, zombi R rolünde beklentileri fazlasıyla karşılıyor. Yüz kaslarını ve beden dilini kullanarak, iniltilerle ve kısıtlı kelimelerle bile karakterinin içindeki değişimi ve duygusal çelişkileri çok iyi yansıtıyor. O donuk bakışların arkasındaki hassasiyeti görmek etkileyiciydi. Teresa Palmer ise Julie karakterine enerjisini ve kararlılığını veriyor. R ile olan dinamikleri, filmin en can alıcı noktalarından biri. İkilinin arasındaki o tuhaf uyum, izleyiciyi kolayca yakalıyor. John Malkovich gibi deneyimli bir oyuncunun, Julie’nin otoriter babası General Grigio rolündeki performansı da filmin ciddiyetini artıran unsurlardan. O, insanlığın hayatta kalma mücadelesindeki acımasız ve mantıklı yüzü. Lio Tipton ve Dave Franco gibi diğer oyuncular da kendi rollerini düzgün bir şekilde yerine getirmişler. IMDb puanı 6.5, bana kalırsa bu tarz, ana akım sayılabilecek ama aslında oldukça niş bir konuyu işleyen bir film için adil bir puan. Belki biraz daha yüksek olabilirdi çünkü benzerlerine göre çok daha özgün bir iş çıkarmış. Ama eğer zombi filmlerinden hep aynı şeyi bekliyorsan, bu filmi biraz garip bulabilirsin. Ancak farklı bir tat arıyorsan, bu film seni beklediğinden daha fazla içine çekecek.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Sıcak Kalpler, her şeyden önce klasik zombi filmi kalıplarından sıkılmış ve taze bir soluk arayan izleyicilere birebir. Eğer zombilerin sadece beyin yiyen varlıklar olmadığını, onların da bir zamanlar insan olduğunu ve belki de bir umut kırıntısıyla değişebileceklerini düşündüren hikayelerden hoşlanıyorsan, bu yapım tam sana göre. Ayrıca, beklenmedik aşk hikayelerine, biraz tuhaf ama samimi romantik komedilere bayılanlar da keyif alacaktır. Özellikle karanlık ve kıyamet sonrası bir dünyada yeşeren aşk teması sana ilginç geliyorsa, hiç durma. Kitaptan uyarlama filmleri sevenler için de Isaac Marion’ın romanının beyazperdeye nasıl aktarıldığını görmek ilginç olabilir. Farklı bir senaryo deneyimi arayan, içinde hem aksiyon hem romantizm hem de komik anlar barındıran filmleri seven genç ve genç hisseden herkesin göz atması gereken bir yapım. Yüksek tempolu, salt korku odaklı zombi filmleri yerine, biraz daha düşünsel ve duygusal bir şeyler arayanlar için harika bir seçenek.
















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!