Suikastçı
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Suikastçı, yani orijinal adıyla War, ekrana geldiği anda sizi o gergin, puslu aksiyon dünyasına anında çekiyor, biliyor musunuz? Hani böyle bir film izlersiniz de, daha ilk dakikalarda koltuğunuza mıhlanırsınız, işte Suikastçı izle diyenlerin haklı çıktığı anlar bunlar. Sanki en yakın arkadaşım bir olayı anlatıyormuş gibi, filmin o kirli, karanlık atmosferi ve karakterlerin iç çatışmaları hemen hissediliyor. Özellikle dövüş sanatları ve aksiyonu bir araya getiren yapımları seviyorsanız, bu filmin ilk kareleri bile sizi içine çekecektir. Film, intikamın ve sadakatin o ince çizgisinde gezinirken, seyirciye sürekli bir “şimdi ne olacak?” sorusu sordurmayı başarıyor. Özellikle o dönemde Jet Li ve Jason Statham gibi iki dev ismi bir arada görmek bile başlı başına bir olaydı. Bu ikilinin kimyası, filmin enerjisini daha da yukarı taşıyor ve baştan sona sizi ekrana bağlıyor. Filmin görsel tarzı, Doğu ve Batı sinemasının aksiyon estetiğini harmanlamasıyla da dikkat çekiyor, bu da onu türdeşlerinden ayıran ince bir çizgi oluşturuyor.
Suikastçı Konusu
Hikaye, FBI ajanı Jack Crawford’ın hayatının altüst olmasıyla başlıyor. Yakın arkadaşı ve ortağı, Asya yeraltı dünyasının en acımasız suikastçilerinden biri olan Rogue tarafından gözlerinin önünde acımasızca öldürülünce, Jack’in tüm dünyası intikam ateşiyle yanıp kavruluyor, içindeki öfke dinmek bilmiyor. Rogue, tıpkı bir hayalet gibi, ortadan kayboluyor ve üç yıl boyunca izine rastlanmıyor, adeta yer yarıyor içine giriyor. Jack bu üç yıl boyunca yeminini taze tutarak onun peşini bir an olsun bırakmıyor, her nefes alışında Rogue’u bulma hırsıyla yaşıyor. Sonra bir anda, Çin mafyasının lideri Chang ile Japon Yakuza patronu Shiro arasında müthiş bir kan davası patlak veriyor, ortalık kızışıyor. İşte tam da bu karmaşanın ortasında, o meşhur Rogue yeniden ortaya çıkıyor! Tabii ki Jack için bu, kaçırılmaması gereken altın bir fırsat. Amacı sadece Rogue’u bulmak değil, aynı zamanda bu kirli oyunun perde arkasındaki gerçekleri de ortaya çıkarmak. Ama tabii ki her şey göründüğü gibi değil; bu intikam yolculuğu Jack’i tahmin ettiğinden çok daha derin, çok daha karanlık sırların içine çekecek, belki de kendi bildiği doğruları bile sorgulatacak. İki devasa suç örgütü, bir intikam peşinde koşan ajan ve aralarında bir gölge gibi süzülen, kim olduğunu tam olarak kestiremediğiniz bir suikastçı… Durum gerçekten bayağı karışık, değil mi? Film, kimin dost, kimin düşman olduğunu sürekli sorgulatıyor ve karakterlerin kaderleri arasındaki o ince bağlantıları adım adım gözler önüne seriyor, sizi her sahnede şaşırtmayı başarıyor.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Açıkçası, ben bu tarz aksiyon-intikam filmlerinde her zaman bir beklenti çıtası belirlerim ve Suikastçı, bu çıtayı bazı noktalarda aşarken, bazı noktalarda da biraz sallanıyor diyebilirim. Yönetmen Philip G. Atwell, görsel olarak karamsar ve gergin bir atmosfer yaratmada oldukça başarılı. Özellikle dövüş sahneleri, Jet Li‘nin ustalığıyla birleşince gerçekten izlemesi keyifli, göz alıcı anlar sunuyor. Kameranın hareketleri ve aksiyonun koreografisi genel olarak iyi kotarılmış. Ama sanki hikaye anlatımında, özellikle filmin ortalarına doğru, olay örgüsü biraz karmaşıklaştığında tempoyu kaybediyor gibi bir hisse kapıldım. Biliyorsunuz işte, bazı filmler sizi ilk 20 dakikada yakalar ve bırakmaz, bu da öyle ama bazen o gerilim ritmini tutturmakta zorlanabiliyor, seyircinin dikkatini bir nebze dağıtabiliyor.
Oyuncu performanslarına gelirsek… Başrolde Jet Li ve Jason Statham‘ın adını görünce zaten beklentiler arşa çıkıyor, değil mi? Jet Li, Rogue karakteriyle o gizemli, tehlikeli ve adeta durdurulamaz havayı mükemmel yansıtıyor. Az konuşup çok şey anlatan, her hareketinde bir strateji olan bir karakter yaratmış, mimikleri bile ne kadar derinde olduğunu gösteriyor. Gerçekten döktürmüş diyebilirim. Jason Statham ise her zamanki gibi karizmatik ve inatçı ajan rolünde. Hani o bildiğimiz “Statham” duruşunu, kaslı vücudunu ve aksiyon yeteneğini yine konuşturmuş, rolün hakkını fazlasıyla vermiş. Diğer oyuncular John Lone, Ryo Ishibashi ve Devon Aoki de kendi rollerinde fena değiller, destekleyici performanslarıyla hikayeyi tamamlıyorlar ama tabii ki odak noktası Li ve Statham’ın kapışması, onların ekran enerjisi oluyor.
IMDb puanı 6.4. Bu tarz, aksiyon ağırlıklı bir gerilim filmi için bence fena bir puan değil, hatta gayet yeterli. Hani öyle 8’lik, 9’luk başyapıt kategorisine girmez belki ama hafta sonu keyifli bir seyirlik arıyorsanız gayet tatmin edici. Özellikle dövüş koreografileri, o karanlık intikam temasını ve kurguyu başarılı bulduğumu söylemeliyim. Puan, beklentileri çok yükseltmeden, “keyifli vakit geçirirsin, pişman olmazsın” diyen bir eşik gibi duruyor.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Eğer siz de benim gibi sağlam bir intikam hikayesi, bolca Uzak Doğu dövüş sanatları estetiği ve nefes kesen aksiyon sahneleri seviyorsanız, Suikastçı tam size göre. Özellikle Jet Li ve Jason Statham‘ın o eşsiz enerjisini bir arada görmek istiyorsanız hiç düşünmeyin. Hafta sonu evde, patlamış mısır eşliğinde, sürükleyici bir gerilim ve aksiyon deneyimi yaşamak isteyenler için birebir. Ters köşe yapmayı seven, kimin iyi kimin kötü olduğunu son ana kadar anlamak isteyen, beyin yormayan ama heyecan dozu yüksek bir film arayan izleyiciler de bu filmden kesinlikle keyif alacaktır. Kısacası, beyninizi çok yormadan, ekran başında heyecanlı dakikalar geçirmek istiyorsanız, Suikastçı listenizin başında olmalı. Pişman olmayacaksınız, söz!
















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!