Sürücü
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Sürücü (2011), kalbinizin ritmini bir arabanın rölantideki sesiyle eşitleyen, neon ışıklarının soğukluğunu teninizde hissettiren tekinsiz bir atmosferin tam göbeğine bırakıyor bizi. Sürücü izle seçeneğiyle bu dünyaya adım attığınızda, karşınıza çıkan şey sadece hızlı giden arabalar ya da çatışan çeteler değil; sessizliğin ne kadar gürültülü olabileceğini kanıtlayan bir yalnızlık senfonisi oluyor. Yapımın ilk saniyelerinden itibaren karakterin o mesafeli, duygusundan arındırılmış gibi duran ama aslında patlamaya hazır bir volkan gibi kaynayan iç dünyasına çekiliyoruz. Parlak pembe fontlarla yazılmış jenerik ile Los Angeles’ın kirli sokakları arasındaki o zıtlık, hikayenin bize vadettiği estetik vizyonun bir özeti gibi. Bir yanda masumiyetin sıcaklığı, diğer yanda suçun soğuk ve metalik tadı var. Bu yapım, türünün alışılagelmiş gürültülü örneklerinden sıyrılarak izleyiciyi her karesi özenle boyanmış bir tablonun içinde gezintiye çıkarıyor. Gece vakti şehrin üzerinde uçan bir helikopterin sesiyle başlayan o gergin bekleyiş, aslında filmin tüm dokusuna yayılan o puslu havayı temsil ediyor. Burada kahramanlık yok, sadece hayatta kalmaya çalışan ve prensiplerinden ödün vermeyen bir adamın hikayesi var.
Sürücü Konusu
Hikayenin merkezinde, gündüzleri film setlerinde tehlikeli sahneleri üstlenen bir dublör, geceleri ise suç dünyasının en güvenilir kaçış şoförü olarak çalışan bir adam duruyor. Bu isimsiz kahraman için hayat, direksiyon başında geçirdiği beş dakikalık kurallar bütününden ibaret. Ancak bu mekanik düzen, asansörde karşılaştığı komşusu Irene ve onun küçük oğlu Benicio ile tanışınca altüst oluyor. Sürücü için bu yeni bağ, hayatında hiç tatmadığı bir aidiyet hissinin kapılarını aralıyor. Sessiz bakışmalar ve uzun araba yolculuklarıyla filizlenen bu bağ, Irene’in kocası Standard hapisten çıkınca sert bir sınavla karşı karşıya kalıyor. Standard, içerideki borçları yüzünden köşeye sıkışmış durumdadır ve ailesini korumak için son bir soyguna girişmek zorundadır. Sürücü, sadece sevdiği kadını ve çocuğunu korumak adına bu tehlikeli oyunun içine, yani direksiyonun başına geçer. Milyon dolarlık bir soygunun fitili ateşlendiğinde, olaylar planlandığı gibi gitmez ve her şey bir kan gölüne dönüşür. Bu noktadan sonra olay örgüsü, hayatta kalma mücadelesinden öte, korumaya çalıştığı masumiyet için kendi içindeki canavarı serbest bırakan bir adamın trajedi dolu yolculuğuna evriliyor. Olayların patlak verdiği o kırılma anından itibaren, karakterin ceketindeki akrep amblemiyle özdeşleşen doğası, kaçınılmaz bir şiddet sarmalını beraberinde getiriyor. Yan karakterlerin her biri, bu suç labirentinde birer çıkmaz sokak görevi görüyor ve ana karakteri daha derin bir karanlığa itiyor.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Yönetmen koltuğunda oturan Nicolas Winding Refn, sinemada stilin hikayenin kendisi olabileceğini bu filmle ders niteliğinde gösteriyor. Başrolde Ryan Gosling, neredeyse hiç konuşmadan, sadece duruşu ve bakışlarıyla bir karakterin nasıl inşa edilebileceğinin en somut örneğini sunuyor. Onun o minimal, hatta bazen donuk görünen performansı, filmin genelindeki gerilimi körükleyen ana unsur. Carey Mulligan, karakterinin kırılganlığını ve Sürücü’ye olan sessiz güvenini o kadar samimi bir yerden aktarıyor ki, aralarındaki çekim kelimelere ihtiyaç duymadan izleyiciye geçiyor. Bryan Cranston, her zamanki ustalığıyla hikayeye bir baba figürünün hüznünü katarken, Albert Brooks ve Oscar Isaac gibi isimler rollerinin hakkını vererek atmosferi zenginleştiriyor. Ancak şunu belirtmek gerekir; bu film herkese hitap etmiyor. Eğer gürültülü bir aksiyon bekliyorsanız hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Film, bazı sahnelerde o kadar yavaşlıyor ki, karakterin bir bardağın içinde dönen kaşığa bakışını uzun uzun izletiyor. Bu durum bazıları için tempo sorunu olarak görülebilir. Ama işte Nicolas Winding Refn tam da bunu istiyor; sizi o anın içine hapsedip, kaçacak yeriniz olmadığını hissettirmek. Müzikler ise başlı başına bir karakter. Kavinsky’nin tonları eşliğinde gece vakti ışıkların altından süzülen bir arabanın yarattığı o melankoli, IMDb puanı olan 7.6’nın neden bu kadar sağlam bir tabana oturduğunu açıklıyor. Şiddet sahneleri ise bir anda patlak veren, çiğ ve rahatsız edici bir dille veriliyor. Bu ani geçişler, filmin romantik dokusunu bir anda paramparça edebiliyor ki bu da yönetmenin izleyiciyi sarsma yöntemi. Mantık hatalarından ziyade, filmin en büyük eksiği belki de yan karakterlerin motivasyonlarının bazen havada kalması olabilir ama bu estetik bütünlük içinde o bile göze batmıyor. Özellikle asansör sahnesi, sinema tarihinin en zıt duygularını barındıran anlarından biri olarak hafızalara kazınıyor; bir yanda en saf aşk, diğer yanda en vahşi öfke.
Sürücü Filmini Kimler İzlemeli?
Bu yapım, her şeyden önce sinemanın bir anlatı sanatı olduğu kadar bir görsel sanat olduğunu düşünenler için biçilmiş kaftan. Sadece bir suç filmi değil, aynı zamanda modern bir şehir masalı izlemek isteyenler mutlaka bu filme şans vermeli. Eğer bir sahnenin rengi, o anki ışığın açısı veya arka planda çalan müziğin karakterin ruh haliyle uyumu sizin için önemliyse, bu deneyimden keyif alacaksınız. Sessizliği seven, karakterlerin söylediklerinden çok söylemediklerine odaklanan, melankolik ve neo-noir türüne ilgi duyan izleyici profili için bu bir vaha niteliğinde. Özellikle 80’lerin estetiğini modern bir dokunuşla yeniden hissetmek isteyenler kesinlikle kaçırmamalı. Öte yandan, sürekli patlamaların olduğu, diyalogların havada uçuştuğu, hızlı kurgulu ve adrenalin dolu bir macera arayanlar bu filmden beklediklerini alamayabilirler. Sabırsız bir izleyiciyseniz, filmin o uzun sessizlikleri ve ağır ilerleyen temposu sizi yorabilir. Duygusal derinliği olan ama bunu bağıra çağıra anlatmayan, sertlik ile zarafeti aynı potada eriten bir yapı arayışındaysanız doğru yerdesiniz. Sokakların sadece beton değil, bir ruh taşıdığına inananlar için bu film bir başvuru kaynağıdır. Şiddetin bir amaç değil, bir sonuç olarak işlendiği bu karanlık masal, izledikten sonra bile zihninizde o neon ışıklı yollarda araba sürme isteği uyandıracaktır.
















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!