Tanrı Kent
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Tanrı Kent, Rio de Janeiro’nun güneşten kavrulan tozlu sokaklarından fırlayıp boğazımıza yapışalı yirmi yılı geçti ama etkisi hala ilk günkü gibi taze, ilk günkü gibi çiğ. Sinema salonlarının konforlu koltuklarında oturup uzak diyarlardaki bir cehennemi izlemek her zaman kolaydır; ancak bu film o konforu elinizden alıp sizi favelaların ortasına, mermilerin havada uçuştuğu o kaotik dansın içine fırlatıyor. Eğer hala bu başyapıtla tanışmadıysanız ve internette bir yerlerde Tanrı Kent izle seçeneğini aratıyorsanız, hazırlıklı olun: Karşılaşacağınız şey sadece bir suç draması değil, bir şehrin ruhunun nasıl parça parça söküldüğünün belgesidir. Yönetmen koltuğunda oturan Fernando Meirelles, kamerayı bir silah gibi kullanarak bizi 1960’lardan 80’lere uzanan, kanla yazılmış bir tarihin içine hapsediyor.
Tanrı Kent Konusu
Film, Rio de Janeiro’nun kenar mahallelerinden biri olan ve ironik bir şekilde “Tanrı Kent” olarak adlandırılan bölgenin evrimini, iki farklı karakterin gözünden anlatıyor. Hikayenin merkezinde, şiddetin hüküm sürdüğü bu labirentten sağ çıkmaya çalışan Rocket lakaplı Buscapé yer alıyor. Alexandre Rodrigues tarafından canlandırılan Rocket, etrafındaki yıkımı bir fotoğrafçının objektifinden görmeye çalışarak hayata tutunmaya çalışan, naif ama gözlemci bir genç. Onun tam zıttı kutupta ise çocukluğundan beri öldürmenin tadını almış, hırsı ve acımasızlığıyla mahallenin uyuşturucu krallığına soyunan Küçük Ze bulunuyor. Leandro Firmino’nun hayat verdiği Küçük Ze, 70’li yıllarda yanına aldığı sakin ortağı Benny ile birlikte mahallenin kontrolünü ele geçirirken, 80’lerin başında işler kontrolden çıkıyor. Yeni nesil genç suçluların eskileri devirmeye çalıştığı, çeteler arası savaşın bir mahalleyi cepheye dönüştürdüğü bu süreçte Rocket, elindeki fotoğraf makinesiyle bu bitmek bilmeyen şiddet döngüsünü belgelemek zorunda kalıyor. Film, bir yandan bireysel hayatta kalma mücadelesini anlatırken, diğer yandan organize suçun bir toplumu nasıl köleleştirdiğini iliklerinize kadar hissettiriyor.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Açık konuşmak gerekirse, IMDb’deki o 8.4’lük puanın her bir küsuratını sonuna kadar hak eden nadir yapımlardan biriyle karşı karşıyayız. Bana sorarsanız, bu film sadece Brezilya sinemasının değil, dünya sinemasının da kurgu ve tempo dersi niteliğindeki en önemli eserlerinden biri. Fernando Meirelles ve kurgu masasında harikalar yaratan ekibi, filmi o kadar dinamik, o kadar hiperaktif bir dille kurgulamış ki, sahneler arasında nefes alacak vaktiniz kalmıyor. Oyuncu kadrosuna baktığımızda, profesyonel olmayan, gerçekten favelalardan seçilen çocukların performansları karşısında şapka çıkarmamak elde değil. Alexandre Rodrigues’in o çekingen ama meraklı bakışları ile Leandro Firmino’nun tüyleri diken diken eden saf kötülüğü arasındaki kontrast, filmin başarısının temel direği. Ayrıca Phellipe Haagensen, Douglas Silva ve Jonathan Haagensen gibi isimler de bu kolektif dehşetin içinde kendi özgün karakterlerini yaratmayı başarıyorlar. Filmin renk paleti bile 60’ların sıcak sarısından 80’lerin soğuk ve kirli grisine dönerken mahallenin umudunu nasıl kaybettiğini görsel bir dille anlatıyor. Bu, steril bir stüdyo işi değil; bu, ter, toz ve barut kokan gerçek bir sinema tecrübesi. Çoğu yönetmenin estetik kaygılarla romantize etmeye çalıştığı yoksulluk, burada tüm çirkinliği ve çıplaklığıyla karşımızda duruyor.
Bu Filmi Kimler İzlemeli?
Eğer sinemayı sadece vakit geçirmek için değil, bir dünyanın röntgenini çekmek için izleyenlerdenseniz, bu film sizin için biçilmiş kaftan. Martin Scorsese’nin suç destanlarını sevenler, ama o hikayelerin içine bir de üçüncü dünya ülkesinin gerçekçi ve sert sosunun eklenmesini isteyenler bu filme bayılacak. Sosyolojiye ilgi duyanlar, kentsel dönüşümün ve dışlanmışlığın nasıl bir suç makinesi yarattığını görmek isteyenler için Tanrı Kent bir laboratuvar niteliğinde. Hızlı kurgu, vurucu müzikler ve etkileyici bir hikaye anlatıcılığı arayan herkesin listesinde bir numara olmalı. Kameranın bir karakter gibi sokaklarda koştuğu, mermilerin vızıltısını kulağınızda hissedeceğiniz bu deneyim için daha fazla beklemeyin. Rio’nun o tehlikeli ama büyüleyici sokaklarına girmek için Play tuşuna bastığınızda, geri dönüşü olmayan bir yolculuğun sizi beklediğini bilmelisiniz. Bu filmden sonra hiçbir suç draması size eskisi kadar etkileyici gelmeyebilir, benden söylemesi.
















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!