Tehlikeli Miras 3
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Tehlikeli Miras 3, aksiyon sinemasının o bitmek bilmeyen intikam ve komplo döngüsüne, Avrupa’nın o soğuk ve hesapçı ruhunu ekleyerek tekrar karşımıza çıkıyor. Serinin önceki filmlerindeki o takım elbiseli kavgaları ve holding koridorlarında dönen kirli oyunları sevenler için, orijinal adıyla Largo Winch: Le prix de l’argent yine benzer sularda yüzüyor ama bu kez meselenin içine daha kişisel ve can yakan bir boyut katıyor. Her şeyini kaybetme eşiğine gelmiş, köşeye sıkışmış bir babanın çırpınışlarını izlerken o çaresizlik duygusu yer yer size de geçiyor. Aksiyona doyuracak sağlam bir yapım arayışıyla Tehlikeli Miras 3 izle butonuna tıklamadan önce bilmeniz gereken ufak bir detay var; bu film sadece dövüşlerden ibaret değil, aynı zamanda karakterin geçmişiyle olan o yorucu hesaplaşmasına odaklanıyor. Koltukta arkanıza yaslanıp o yüksek tempolu kovalamacanın tadını çıkarırken, milyar dolarlık devasa bir imparatorluğun nasıl iskambil kağıdı gibi yıkılabileceğine şahit oluyorsunuz. Serüven boyunca tempo bir an bile tam olarak düşmüyor, izleyiciyi o karmaşanın göbeğinde tutmayı başarıyor.
Tehlikeli Miras 3 Konusu
Hikaye, milyarder iş insanı Largo Winch’in hayatının en sarsıcı darbesini almasıyla, yani on beş yaşındaki oğlunun acımasızca kaçırılmasıyla açılıyor. Olayların nasıl başladığı sizi yavaş yavaş içine çekiyor çünkü ortada sadece basit bir fidye talebi yok. Çocuğun ortadan kaybolmasıyla eş zamanlı olarak, Largo’nun yönettiği W Grubu’na karşı inanılmaz bir karalama kampanyası ve şirket hisselerini çökertmeyi amaçlayan karanlık bir komplo devreye giriyor. İşin içine yozlaşmış sistemler, manipüle edilmiş haberler ve acımasız rakipler girince, karakterin derdinin sadece oğlunu bulmak olmadığı, aynı zamanda üzerine atılan iftiraları da temizlemesi gerektiği ortaya çıkıyor. İflasın eşiğindeki bir imparatorluğun tepesinde, yapayalnız ve hedefe konmuş bir adamın o panik halini hissetmemek elde değil. Sırların yavaş yavaş dökülmesi, Largo’nun kendi babasının geçmişte bıraktığı o karanlık mirasla yüzleşmek zorunda kalması kurguyu sürekli diri tutuyor. Bulunan her yeni ipucu, altından bambaşka bir yalanın çıkmasına sebep oluyor ve bu da tempoyu sürekli olarak yukarı çekiyor. Suçluların izini sürerken çıkılan o uluslararası yolculuk, Tayland’ın egzotik sokaklarından Avrupa’nın o buz gibi ofislerine kadar uzanan bir kaçış ve kovalama serüvenine dönüşüyor. İzleyici olarak siz de o delilleri birleştirirken karakterle beraber nefes nefese kalıyorsunuz. Kimin dost kimin düşman olduğunun birbirine girdiği o koca boşlukta, ihanetin faturası her zamankinden çok daha ağır kesiliyor.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Yönetmen Olivier Masset-Depasse serinin dinamik ruhunu devam ettirmeye çalışmış ama aksiyon sahnelerindeki hızlı kurgu bazen olayların duygusal ağırlığını ezip geçiyor. Sürekli bir yerlere koşuşturma hali, özellikle şirket içi bürokrasi ve entrika kısımlarında biraz bayıyor ve hikaye yavaşlıyor. Fakat silahlar konuşup o kedi fare oyunu tekrar başladığında hikaye anında akıp gidiyor ve sizi tekrar içeri çekiyor. Oyuncu kadrosuna gelirsek, Tomer Sisley yine o asi, sisteme ayak uyduramayan ama zeki profilin hakkını sonuna kadar vermiş. Yüzündeki yorgunluk ve tükenmişlik hissi hiç sırıtmıyor, aksine karaktere doğal bir olgunluk katmış. Karşısındaki ana kötüyü canlandıran James Franco ise başlarda o tekinsiz havayı çok iyi kursa da, filmin sonlarına doğru biraz karikatürize kalıyor ve soğukkanlı duruşu zorlama duruyor. Clotilde Hesme ve Elise Tilloloy ise yan rollerde hikayenin o karanlık atmosferini besleyen, görevini eksiksiz yapan isimler olmuş. Filmin IMDb puanı 5.1 seviyelerinde. Avrupa aksiyon sineması genelde Amerikan işlerine kıyasla daha eleştirel bir gözle izlenir. Bence bu puan, filmin genel gidişatını biraz haksız yere gömüyor. Türün kurallarını baştan yazmıyor, mantık hataları var ama o intikam kurgusu baştan sona kendini ilgiyle izlettiriyor. Ne eksik ne fazla, kendi tarzında gayet işleyen, kafa dağıtmalık bir yapım.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Eğer uluslararası komploların ve şirket içi hesaplaşmaların tam ortasında kalan, kendi adaletini sağlamak zorunda olan inatçı karakterleri izlemekten keyif alıyorsanız bu yapım tam size göre. Sürekli değişen mekanlar, bol kovalama sahneli ve suçlunun zihnine girmeyi deneyen hızlı aksiyon filmlerini sevenleri fazlasıyla doyuracak bir yapısı var. Avrupa tarzı macera dinamiklerine aşina olanlar ekran başına geçtiğinde kesinlikle tatmin olacaktır. Fakat beklentiniz derin felsefi mesajlar, çok katmanlı karakter tahlilleri veya aşırı yenilikçi bir kurguysa, bu film sizi fazlasıyla darlayabilir, hiç vaktinizi harcamayın. Koşuşturmacası bitmeyen, ana karakterin sürekli hayatta kalma mücadelesi verdiği o tanıdık ama bir o kadar da sürükleyici aksiyon şablonlarını arayanlar hiç düşünmeden bu serüvene bir şans vermeli.


















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!