The Instigators
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
The Instigators, soygun filmlerine bir darbe mi vuruyor yoksa sadece tanıdık bir formülü mü tekrar ediyor? İki saatinizi kurban etmeden önce bilmeniz gereken şu: Doug Liman imzalı bu yapım, Hollywood’un sağlam isimlerini bir araya getirip, kaotik bir firar hikayesi sunuyor. Eğer The Instigators izleme kararınız, bu yazıyı bitirdikten sonra daha netleşecekse, doğru yerdesiniz. Bir yandan komediye göz kırpan, bir yandan gerilimi hissettiren bu film, izleyicisini koltuğa bağlamayı başarıyor mu yoksa sadece zaman kaybı mı? İşte cevabı.
The Instigators Konusu
Rory ve Cobby… Bir yanda çaresiz bir baba olan Rory, diğer yanda sabıka kaydı kabarık Cobby. Bu beklenmedik ikili, tek bir hedef için bir araya gelir: bir soygun. Ancak planlar, filmlerde nadiren olduğu gibi, kusursuz ilerlemez. Ortaya çıkan karmaşa, onları New York sokaklarında, peşlerindeki polisten, bürokratik engellerden ve en kötüsü, intikam ateşiyle yanan bir suç patronundan kaçarken bulur. Bu kovalamacanın ortasında, Rory’nin terapistiyle kurdukları sıra dışı ittifak, durumu daha da içinden çıkılmaz bir hale getirir. Ne olacakları, nasıl bir sona ulaşacakları ise filmin kendisini izleyince belli oluyor. Unutmayın, bu sadece başlangıç, asıl curcuna kaçışla birlikte başlıyor.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
6.2 IMDb puanıyla The Instigators, beklenti çıtasını ne zirveye taşıyor ne de yerin dibine sokuyor. Yönetmen Doug Liman, aksiyon ve gerilim konusunda rüştünü ispatlamış bir isim. Bu filmde de temposu yüksek sahneler ve ani dönüşlerle ritmi tutturma çabası gözle görülür. Ancak filmin en büyük artısı şüphesiz başroldeki kimya. Matt Damon ve Casey Affleck, uzun süredir birlikte çalışan iki aktör olmanın avantajını sonuna kadar kullanıyor. Diyalogları, bakışmaları ve karşılıklı reaksiyonları, senaryonun bazı zayıf halkalarını ustaca kamufle ediyor. Özellikle Matt Damon‘ın canlandırdığı Rory karakterinin çaresizliği ile Casey Affleck‘in hayat yorgunu Cobby tiplemesi, izleyiciyi kolayca yakalıyor. Ving Rhames’in tecrübesi ve Michael Stuhlbarg’ın her zamanki gibi sağlam performansı da filmin genel kalitesini yukarı çekiyor.
Peki ya eksiklikler? Film, zaman zaman kendini çok ciddiye alma hatasına düşüyor. Karanlık komedi ile ciddi suç gerilimi arasında salınırken, dengeyi tam kurmakta zorlanıyor. Bazı anlarda espri dozajı kaçıyor, bazı anlarda ise gerilim yeterince hissedilmiyor. Hikaye, “işler sarpa sarar ve beklenmedik ittifaklar kurulur” klişesini aşmakta zorlanıyor. Özgünlük konusunda çok iddialı değil. Ancak Doug Liman‘ın kurgudaki becerisi, filmi durağanlıktan kurtarıyor. New York’un kaotik atmosferi, karakterlerin çaresizliğini destekler nitelikte kullanılmış. Yine de filmin sonunda akılda kalıcı, çarpıcı bir final yerine, daha çok “eh işte” dedirten bir kapanış mevcut. 6.2 puanı, bu çelişkileri ve iniş çıkışları özetler nitelikte. Ne müthiş bir film, ne de tamamen başarısız. Sadece “iş görür” bir yapım.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Eğer filmlerden yüksek felsefi anlamlar veya çığır açan bir sinematografi beklemiyorsanız, sadece iki saatliğine beyninizi dinlendirmek ve iyi oyuncuların keyifli atışmalarını izlemek istiyorsanız The Instigators tam size göre. Özellikle Matt Damon ve Casey Affleck‘in ekrandaki uyumunu sevenler, filmi sıkılmadan izleyecektir. “Planları ters giden soygun” temalı, kovalamacalı ve absürt komedi unsurları içeren filmleri seven suç komedisi hayranları, bu yapıma bir şans verebilir. Ayrıca, Doug Liman’ın hızlı kurgusunu ve dinamik anlatım tarzını takdir eden izleyiciler de filmden keyif alacaktır. Ancak, tırnak yedirten bir gerilim veya kahkahalara boğan bir komedi arayışında olanlar, beklentilerini biraz düşürmeli. Bu film, türünün ortalama üstü bir örneği, vaat ettiğinden fazlasını sunmuyor ama vaat ettiğini de büyük ölçüde yerine getiriyor. Bir Cuma akşamı kafa dağıtmak için biçilmiş kaftan.
















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!