Uluslararası izle
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Uluslararası (The International 2009), paranın sadece bir değişim aracı değil, aynı zamanda en ölümcül silahlardan biri olduğu gerçeğini yüzünüze sert bir şekilde çarpıyor. Uluslararası izle seçeneğine yönelen birinin, klasik bir vurdu kırdı filminden ziyade, zekice kurgulanmış ve ayakları yere basan bir siyasi gerilimle karşılaşacağını bilmesi gerekiyor. Yapım, modern dünyanın görünmez zincirlerini, yani bankaların soğuk ve ruhsuz koridorlarında dönen kirli pazarlıkları merkeze alıyor. Film boyunca hissedilen o gri ve mesafeli atmosfer, izleyiciyi içine çekmekten ziyade, ona izlediği şeyin ne kadar devasa ve durdurulamaz bir mekanizma olduğunu hissettirmeye çalışıyor. Tom Tykwer, aksiyon türünün klişelerine sığınmak yerine, bir interpol ajanının çaresizliğini ve sistemin çarkları arasında nasıl ufalanabileceğini dürüstçe anlatmayı seçmiş. Bu, türün diğer örneklerinden farklı olarak, kahramanlığın değil, inatçı bir takıntının hikayesi. Filmin ritmi, bir gerilim yayının yavaş yavaş gerilmesi gibi; her adımda daha büyük bir belaya, daha karanlık bir sırra ulaşıyorsunuz. Sinemanın o alışık olduğumuz gösterişli dünyasından uzak, gerçek hayatın o soğuk ve bürokratik yüzüyle örülü bir atmosferde ilerliyoruz. Burada patlamalar sadece efekt olsun diye değil, bir şeylerin gerçekten geri dönülemez şekilde kırıldığını göstermek için var.
Uluslararası Konusu
Louis Salinger, Interpol bünyesinde görev yapan, işine neredeyse saplantı derecesinde bağlı bir ajan olarak karşımıza çıkıyor. Onun karşısındaki düşman ise bir insan ya da bir çete değil; dünyanın en güçlü finans kurumlarından biri olan International Business and Credit Bank (IBBC). Salinger, bu bankanın sadece para yönetmediğini, aynı zamanda terör operasyonlarını finanse ettiğini, hükümetleri devirdiğini ve küresel silah ticaretinin tam göbeğinde yer aldığını keşfediyor. Manhattan Bölge Savcı Yardımcısı Eleanor Whitman ile güçlerini birleştiren Salinger, bu devasa suç ağının peşine düşüyor. Olaylar Berlin’de başlayıp Milano ve New York üzerinden İstanbul’a kadar uzanan geniş bir coğrafyada vuku buluyor. Salinger ve Whitman, kanıt toplamaya çalıştıkça, bankanın sadece ekonomik bir güç değil, aynı zamanda orduları ve suikastçıları olan bir devlet gibi hareket ettiğini fark ediyorlar. Her köşede bir engel, her adımda bir ihanetle karşılaşıyorlar. Motivasyonları, adaleti sağlamaktan ziyade, bu devasa canavarın en azından bir parçasını olsun koparabilmek üzerine kurulu. Çatışmanın kökeni, sistemin yasaları kendi lehine nasıl büktüğü ve bireyin bu devasa yapı karşısında ne kadar savunmasız kaldığı noktasında düğümleniyor. Yan karakterlerin, özellikle banka içindeki stratejistlerin soğukkanlı tavırları, izleyicide paranın yönettiği bu dünyanın ne kadar korkutucu olabileceğine dair net bir fikir uyandırıyor. Bu, bir kedi fare oyunundan çok, bir karıncanın bir fili durdurma çabasına benziyor.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Yönetmen koltuğunda oturan Tom Tykwer, bu filmde görselliği hikayenin hizmetine sunma konusunda oldukça başarılı. Kamera açıları ve mekan kullanımları, karakterlerin iç dünyasındaki karmaşayı ve küresel gücün eziciliğini yansıtıyor. Başrolde Clive Owen, o her zamanki yorgun ama kararlı duruşuyla Louis Salinger karakterine hayat veriyor. Owen, karakterin yaşadığı o yıpranmışlığı ve sistem tarafından köşeye sıkıştırılmışlık hissini çok iyi yansıtıyor. Naomi Watts ise her ne kadar hikaye içinde Owen kadar aktif bir rolde olmasa da, dengeli bir performans sergileyerek filmin gerçekçilik zeminini sağlamlaştırıyor. Filmin asıl ağır toplarından biri ise şüphesiz Armin Mueller-Stahl. Canlandırdığı eski danışman rolüyle, sistemin nasıl işlediğine dair verdiği ders niteliğindeki tiratlar, filmin felsefi derinliğini artırıyor. Ulrich Thomsen ve Brían F. O’Byrne gibi isimler de hikayenin o soğuk ve tekinsiz yapısına uyum sağlayan performanslar ortaya koyuyorlar. Filmin zirve noktası, Guggenheim Müzesi’nde geçen o meşhur çatışma sahnesi. Bu sahne, aksiyon sineması tarihinde teknik kusursuzluğuyla kendine ayrı bir yer edinmiş durumda. Ancak filmin genel temposu hakkında aynı şeyi söylemek her zaman mümkün olmuyor. Bazı bölümlerde hikaye, bürokratik detaylar ve diyalog yükü altında biraz yavaşlıyor. IMDb puanı olan 6.3, aslında filmin ne kadar niş bir kitleye hitap ettiğinin bir göstergesi. Herkese hitap eden, hızlı tüketilecek bir aksiyon bekleyenler için bu puan makul gelebilir, ancak derinlikli bir politik gerilim arayanlar için film bu puanın çok daha üzerinde bir işçilik sunuyor. Müzikler, sahnelerin gerilimini tırmandırmak yerine, olan bitenin soğukluğunu vurgulayan bir yapıya sahip. Bazı mantık hataları veya karakterlerin bazı durumlarda fazla şanslı olması gibi klasik Hollywood hastalıkları burada da mevcut, ancak filmin derdi o kadar gerçek ki bu kusurlar göze batmıyor.
Uluslararası Filmini Kimler İzlemeli?
Uluslararası, özellikle modern dünya düzenine dair şüpheleri olan ve ekonomik sistemin karanlık taraflarını merak eden izleyici kitlesi için biçilmiş kaftan. Siyasi oyunlar, küresel komplolar ve kurumların insan hayatı üzerindeki ezici etkisi gibi temaları sevenler bu yapımdan büyük keyif alacaktır. Eğer siz de aksiyonun sadece yumruk yumruğa dövüşten ibaret olmadığını, zihinsel bir satranç oyununun da aynı derecede heyecan verici olabileceğini düşünüyorsanız, bu filmi mutlaka listenize eklemelisiniz. Özellikle mimari estetiğe ve mekanların hikaye anlatımındaki gücüne önem veren sinemaseverler, Tykwer’ın kadraj tercihlerinden etkilenecektir. Öte yandan, sadece vakit geçirmek için hızlı, neşeli veya sürekli patlamaların yaşandığı bir film arayanlar bu yapımdan sıkılabilirler. Hikayenin ciddi tonu ve yer yer ağırlaşan temposu, sabırsız izleyiciyi yorabilir. Duygusal bir rahatlama veya klasik bir mutlu son arayışındaysanız, bu film sizi tatmin etmeyecektir çünkü dünya düzeninin acımasızlığına dair oldukça pesimist bir tablo çiziyor. Ancak gerçekçi, ayakları yere basan ve izledikten sonra üzerinde düşünebileceğiniz bir mesele sunan yapımları seviyorsanız, bu film tam size göre. İstanbul sahnelerinin filmin finaline doğru kattığı o mistik ama bir o kadar da tehlikeli hava, yerel izleyici için de farklı bir ilgi odağı oluşturabilir. Sonuçta karşımızda, paranın gücünü ve adaletin bu güç karşısındaki kırılganlığını korkusuzca tartışan, derdi olan bir film var.
















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!