Venom: Zehirli Öfke
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Venom: Zehirli Öfke (2018), bir adamın kendi zihninin içinde yankılanan o hırçın ve doymak bilmeyen sesle nasıl pazarlık yaptığını anlatan, kirli ve oldukça hırpani bir hikaye olarak karşımıza çıkıyor. Çoğu süper kahraman anlatısı parıl parıl zırhlar veya ulvi amaçlar peşinde koşarken, bu film dibe vurmuş bir adamın paçozlaşmış hayatına sert bir dalış yapıyor. Venom: Zehirli Öfke izle seçeneğiyle bu dünyaya adım atanlar, sadece bir aksiyon filmiyle karşılaşmıyor; aynı zamanda kontrolü kaybetmenin getirdiği o hırçın çaresizlikle de yüzleşiyor. Eddie Brock karakterinin darmadağın olmuş kariyeri ve yerle yeksan olmuş aşk hayatı, hepimizin bir noktada hissettiği o \”her şey bitti\” duygusunun ete kemiğe bürünmüş hali gibi duruyor. Filmin ruhu, karanlık sokakların nemli havasını ve terk edilmiş laboratuvarların soğuk metalik kokusunu hissettirirken, içinizdeki o bastırılmış canavarı da usulca dürtüklüyor. Bu yapım, kahraman olmaya çalışırken canavara dönüşenlerin değil, canavarla yaşamayı öğrenmek zorunda kalan sıradan bir adamın hikayesini anlatıyor. Kendi bedeninde bir kiracı gibi hissetmenin yarattığı o tekinsiz boşluk, filmin en temel duygusal zeminini oluşturuyor. Sokakların o tekinsiz ama bir o kadar da canlı dili, filmin her hücresine sızmış durumda.
Venom: Zehirli Öfke Konusu
Eddie Brock, hırslı bir gazeteci olmanın ve doğruyu söylemenin bedelini her şeyini kaybederek ödemiş, hayata karşı gardını düşürmüş bir adam. İşinden kovulmuş, nişanlısı tarafından terk edilmiş ve toplumun gözünde bir hiç haline gelmişken, hayat onu en beklemediği yerden, simsiyah ve yapış yapış bir parazit aracılığıyla yakalıyor. Bu parazit, yani Symbiote, aslında sadece bir güç kaynağı değil; Eddie\u2019nin hem en büyük kabusu hem de hayata tutunmasını sağlayan o hırçın motor gücü haline geliyor. Carlton Drake isimli narsist bir bilim insanının yönettiği Life Foundation, insanlığı başka bir seviyeye taşıma bahanesiyle yürüttüğü karanlık deneylerde bu dış dünyadan gelen varlıkları kullanıyor. Eddie, bir tesadüf sonucu bu laboratuvara sızdığında, Venom adındaki bu hırçın varlıkla birleşiyor. O andan itibaren Eddie için hayat, sadece düşmanlarından kaçmak değil, aynı zamanda midesinde sürekli bir açlık hisseden ve kafasının içinde sürekli bağıran bu yabancıyla uzlaşma sanatına dönüşüyor. Karakterin kendi içindeki bu iki başlı çatışma, filmin ana motorunu oluşturuyor. Bir yanda Eddie’nin insani etik değerleri, diğer yanda Venom’un yıkıcı ve vahşi içgüdüleri. Bu iki zıt kutup, dünyanın kaderini değiştirecek olan çok daha büyük bir tehdide, Riot adındaki çok daha güçlü ve acımasız bir başka Symbiote’a karşı birleşmek zorunda kalıyor. Olaylar, bir bedende iki farklı zihnin nasıl bir ortaklık kurabileceğine dair karmaşık bir sürece evriliyor.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Yönetmen koltuğundaki **Ruben Fleischer**, çizgi roman dünyasının o hırçın ve kirli tarafını yansıtmakta cesur davranmış ama bazen ton geçişlerinde sendeleyebiliyor. Filmin en büyük yükünü sırtlayan **Tom Hardy**, Eddie Brock rolünde kelimenin tam anlamıyla fiziksel bir şov sunuyor. Adamın o şaşkın, korkmuş ve bir o kadar da vahşi hallerini izlemek büyük keyif. Hardy\u2019nin kendi kendine konuşmaları, ıstakoz akvaryumuna girdiği o meşhur sahne veya Venom ile olan o atışmaları, filmi ruhsuz bir aksiyon olmaktan kurtarıp kanlı canlı bir karaktere dönüştürüyor. **Michelle Williams** gibi yetenekli bir oyuncunun biraz daha derinlikli bir rolde olmasını beklerdim; hikaye içinde daha çok bir motivasyon aracı gibi kalması can sıkıcı. Öte yandan **Riz Ahmed**, soğukkanlı ve kibirli kötü adam performansıyla sınıfı geçiyor; hırsının gözünü nasıl kör ettiğini çok iyi yansıtıyor. **Scott Haze** ve **Reid Scott** ise hikayenin ritmine ayak uyduran yan rollerde sırıtmıyorlar. Filmin IMDb puanı olan 6.8, aslında gerçeği yansıtıyor; karşımızda bir başyapıt yok ama karakterin o hırçın kimliği için harcanan emek takdire şayan. Filmin en büyük eksiği, Venom gibi vahşi bir karakterin PG-13 sınırlarına hapsedilmesi. O vıcık vıcık siyah kütlenin çok daha kanlı ve karanlık işlere imza atması gerekirken, bazen fazla ehlileştirilmiş hissettiriyor. Aksiyon sahnelerindeki o hızlı kurgu ve karmaşa bazen ne olduğunu anlamanızı zorlaştırsa da, Eddie ve Venom arasındaki o garip dostluk kimyası her şeyi toparlıyor. Mantık hatalarını veya bazı klişe diyalogları bir kenara bırakırsanız, karakterin o kendine has, yamulmuş ruh hali sizi içine çekmeyi başarıyor.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Bu yapımı, içindeki o kontrol edilemez öfkeyle barışmaya çalışanlar veya hayatı bir şekilde tepetaklak olmuşken yeni bir çıkış yolu arayanlar mutlaka izlemeli. Anti-kahraman kavramına yeni bir soluk getiren, kusurlu, kirli ve yer yer esprili bir hikaye arayanlar için biçilmiş kaftan. Eğer sadece pürüzsüz, tertemiz ve her zaman doğruyu yapan kahraman hikayelerinden sıkıldıysanız, Venom\u2019un o vıcık vıcık ve kaba tavrı size ilaç gibi gelecektir. Biraz çamurda yuvarlanmaktan, kafa karışıklığından ve alışılmadık bir yol arkadaşlığı hikayesinden hoşlananlar bu filmde kendinden bir şeyler bulabilir. Ancak çok ciddi, her detayı mantık süzgecinden geçen ağır bir bilim kurgu bekliyorsanız hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Bu film daha çok, sokağın tozunu yutmuş, biraz hırpalanmış ama hala ayakta kalmaya çalışanların hikayesi. Kendi içindeki karanlığı bir silaha dönüştürmek isteyen herkesin, Eddie Brock’un bu garip yolculuğuna bir şans vermesi gerekiyor. Özellikle o tuhaf ve karanlık mizah anlayışını seven izleyici kitlesi için bu film kaçırılmaması gereken bir durak.


















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!