Yalancı Yalancı
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Yalancı Yalancı, “90’lar komedisi” denince aklıma gelen, yüzümde kocaman bir gülümsemeyle anımsadığım o filmlerden biri. Enerjisi yüksek, kahkahalarla dolu, ama aynı zamanda minik bir kalp barındıran tam bir klasik. Eğer siz de benim gibi bazen dünyanın ciddiyetinden sıkılıp şöyle dertsiz tasasız bir kaçamak arıyorsanız ve bu akşam ne izlesem diye düşünürken aklınızda Yalancı Yalancı izle gibi bir arama dolaşıyorsa, doğru yerdesiniz. Tom Shadyac‘ın yönettiği, orijinal adıyla Liar Liar, 1997 yapımı olmasına rağmen ilk günkü tazeliğini koruyan, ruhunuzu hafifleten bir komedi şaheseri. Jim Carrey‘nin mimiklerinin zirve yaptığı, “yalan” kavramını bambaşka bir mizahla ele aldığı bu film, iyi hissettiren sinema deneyimlerinin başında geliyor. Hem güldürüyor hem de dürüstlük üzerine düşündürüyor. Seneler sonra bile açıp izlesen sıkılmazsın, işte Yalancı Yalancı tam da onlardan. Hazır mısınız?
Yalancı Yalancı Konusu
Hikayemizin merkezinde Fletcher Reede adında, işinde başarılı ama özel hayatında bir o kadar darmadağınık bir avukat var. Fletcher, “yalan söylemek” konusunda tam bir virtüöz. Mahkeme salonlarında kurnazca manevralar yaparken, oğluna verdiği sözleri tutmakta aynı beceriyi gösteremiyor. Yalanları o kadar rutinleşmiş ki, adeta nefes almak gibi bir hal almış. Bu durum, küçük oğlu Max’in kalbini derinden kırıyor. Max’in doğum günü geldiğinde, minik kalbinden öyle saf, öyle içten bir dilek dökülüyor ki, evren bile bu dileğe kayıtsız kalamıyor: “Keşke babam bir günlüğüne yalan söyleyemese!” Ve işte tam da burada, bildiğiniz her şey altüst oluyor. Max’in dileği gerçekleşiyor ve Fletcher, kendini yalan söyleyemediği bir günün ortasında buluyor. Bir avukatın, hele ki kariyeri yalanlar üzerine kurulu bir avukatın, tek bir yalan dahi söyleyemediği bir gün! Düşünsenize, duruşma salonunda bir müvekkili savunurken ağzından çıkan her kelime gerçek olmak zorunda. Bu durum, Fletcher’ın hayatını tam bir kaosa sürüklüyor. Hem özel hayatı hem de kariyeri felakete doğru hızla ilerlerken, Fletcher bu lanetten (!) kurtulmak için çırpınıyor. Bir yalanın bile söylenmediği bir dünya, bir avukat için ne kadar sürdürülebilir olabilir? Film, bu soruların cevabını size kahkahalar eşliğinde sunuyor.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Açıkçası, Yalancı Yalancı benim için beklentileri fazlasıyla karşılayan, hatta üzerine çıkan bir yapım. Tom Shadyac‘ın yönetmenlik tarzı, özellikle komedideki zamanlaması ve oyuncularından en iyi performansı alma yeteneği, bu filmde net bir şekilde kendini gösteriyor. Hikaye basit gibi görünse de, yalan söyleyememe durumunun yarattığı absürtlükler öyle ustaca işlenmiş ki, film boyunca ekrana kilitleniyorsunuz. Yönetmen, bu temel fikri sonuna kadar sıkmadan, taze tutarak kullanmayı başarmış.
Gelelim oyunculara… Kim mi döktürmüş? Elbette Jim Carrey! Zaten 90’lı yıllar Carrey’nin altın çağıydı ve bu filmde de tüm yeteneğini sergiliyor. Mimikleri, vücut dili, o anlık tepkileri… Gerçekten bir yalan söyleyememe durumunu bundan daha komik ve inandırıcı bir şekilde canlandırabilen başka bir oyuncu düşünemiyorum. O çaresizlik anları, ağzından çıkan gerçeği durdurmaya çalışıp da başaramaması… Karakterin o çaresizliği ekrandan taşıp size geçiyor, kahkahalarla yerlere yatırırken bile ona acıyorsunuz. Maura Tierney ise Fletcher’ın eski eşi Audrey rolünde gayet doğal ve sıcak bir performans sergiliyor. Özellikle Justin Cooper‘ın canlandırdığı Max karakteri, filmin duygusal çekirdeğini oluşturuyor. Onun masumiyeti, babasına olan sevgisi ve dileği, hikayenin absürt komedisini dengeleyen önemli bir unsur. Cary Elwes ve Anne Haney gibi yan karakterler de filmin atmosferine iyi katkıda bulunuyor.
IMDb puanı 6.7. Şimdi bu puanı görünce “eh işte” diyenler olabilir, ama bu tarz bir komedi filmi için gayet yeterli, hatta bence biraz düşük kalmış. Bu 1997 yapımı bir film ve o zamanki komedi standartlarını düşündüğümüzde, türünün iyi örneklerinden biri olarak hala güncelliğini koruyor. Bir komedi filminin amacı güldürmek ve iyi hissettirmekse, Yalancı Yalancı bu konuda çıtayı oldukça yükseğe koyuyor. Yeni, taze hikayeler arayanlar için belki klasik gelebilir, ama samimi bir komedi arayanlar için ideal. İzlersin ve dersin ki “işte bu, bana iyi geldi.” Bu film tam olarak o hissi veriyor. Didaktik mesajlar yerine, hikayesiyle ve komedisiyle size bir şeyler fısıldıyor.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Eğer günün yorgunluğunu atmak, gülmekten karın kaslarınızı çalıştırmak ve hafif bir “hayat dersi” almak istiyorsanız, Yalancı Yalancı tam size göre. Özellikle Jim Carrey‘nin o eşsiz enerjisine ve mimiklerine hayransanız, bu filmi kesinlikle kaçırmayın. Hafta sonu evde keyifli bir akşam geçirmek, belki ailece izlenecek, belki de tek başına kahkahalar atmalık bir film arıyorsanız, arayışınız burada sona erdi. Bazen hepimiz o saf, dertsiz komedilere ihtiyaç duyarız; Yalancı Yalancı bu ihtiyacı fazlasıyla karşılıyor. Hem klasik bir komedi keyfi yaşamak hem de yüzünüzde kocaman bir gülümsemeyle filmi kapatmak istiyorsanız, ne duruyorsunuz? Açın ve bu maceraya atılın! İyi ki izlemişim diyeceksiniz.
















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!