Yeşil Sokak Holiganları 2
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Yeşil Sokak Holiganları 2, yani orijinal adıyla Green Street Hooligans 2, ilk filmin o çiğ, tokat gibi hissettiren enerjisini hatırlayanlar için “acaba ne olacak şimdi?” dedirten, beklentileri bir nebze değiştiren ama yine de kendi tarzını ortaya koyan bir devam filmi. 2009 yapımı bu film, tribünlerden tanıdık yüzlerin parmaklıklar ardına düşüşünü ve orada da kendi kurallarını, o meşhur ‘firma’ ruhunu uygulamaya çalışmalarını konu alıyor. Eğer kafanızda “Bu akşam ne izlesem? Vaktimi harcamaya değer mi?” sorusu dönüp duruyorsa ve tam da böyle bol aksiyonlu, biraz sert, ama bir o kadar da sadakat üzerine kurulu bir hikaye arayışındaysanız, belki de yeşil sokak holiganları 2 izle seçeneği tam size göre. İlk filmin aksine hapishane ortamında geçen bu macera, dostluk, düşmanlık ve hayatta kalma mücadelesinin sınırlarını zorluyor diyebilirim. Film, bildiğimiz o holigan kültürünü alıp, çok daha kapalı ve tehlikeli bir ortama taşıyor; bu da ona bambaşka bir dinamik katıyor, bilginiz olsun.
Yeşil Sokak Holiganları 2 Konusu
Hooliganlık dünyasının sert gerçekliğiyle yüzleşen ana karakterlerimiz, bir anda kendilerini demir parmaklıkların arkasında, o kasvetli ve acımasız hapishane duvarları arasında buluyor. West Ham United’ın o meşhur ‘firması’ndan bazı üyeler, rakip çetelerle yaşanan feci bir kavga sonrası hapse düşüyorlar. Ama sanmayın ki içeri girince her şey bitiyor, tam tersine her şey daha yeni başlıyor. Hapishanenin kendi içinde bambaşka bir hiyerarşisi, çeteleri, ittifakları ve acımasız kuralları var. Bizimkiler de bu yeni ortama ayak uydurmak, kendi varlıklarını, West Ham ruhunu ve takım ruhlarını korumak zorunda kalıyorlar. Diğer gruplarla yaşanan bitmek bilmeyen gerilimler, koğuşlardaki güç mücadeleleri ve tabii ki işin içine giren sürpriz futbol maçları (!) ile dolu, tekinsiz bir dünyanın içine çekiliyorsunuz. Film, bu kapalı, nefes alması bile zor olan devasa yapının içinde, hayatta kalma dürtüsüyle hareket eden insanların ne kadar ileri gidebileceğini, dostluk ve sadakat bağlarının en zor şartlarda bile nasıl ayakta kalmaya çalıştığını göstermeyi amaçlıyor. O ilk 20 dakikada olayların nereye varacağını tam anlamıyorsunuz ama sonra taşlar yavaş yavaş yerine oturmaya başlıyor ve karakterlerin o çaresizliği ekrandan taşıp size geçiyor adeta. Peki bu daracık, tekinsiz duvarlar arasında eski usul kavga ve dayanışma ruhu hayatta kalabilecek mi? Merak edin diye söyleyeyim, olaylar hiç de beklediğiniz gibi ilerlemiyor ve sürekli bir tetikte olma haliyle izliyorsunuz.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Açıkçası, ilk filmin mirası çok ağırdı ve onunla kıyaslandığında bu ikinci yapım biraz farklı bir yola sapıyor. Yönetmen Jesse V. Johnson, hikayeyi tribünlerden alıp hapishane koridorlarına taşırken, atmosferi de bir tık değiştirmiş. İlk filmdeki o sokak enerjisi, tribün ruhu ve futbol tutkusu, burada daha çok bir hayatta kalma mücadelesine, bir iç savaşa dönüşüyor. Bu, kimine göre bir eksi olabilirken, kimine göre de konuya farklı ve daha karanlık bir bakış açısı getiriyor. Oyuncu kadrosuna baktığımızda, ilk filmden tanıdığımız Ross McCall (Dave Miller) burada da başı çekiyor ve hapishane ortamındaki çaresizliği, liderlik mücadelesini ve o holigan kararlılığını başarılı bir şekilde yansıtıyor. Karakterin iç çatışmaları ve ayakta kalma azmi gerçekten hissediliyor. Özellikle Graham McTavish ve Treva Etienne gibi tecrübeli isimler de yan rollerde oldukça etkileyici performanslar sergiliyor, hikayeye ağırlık katıyorlar. Diğer oyuncular, Luke Massy ve Nicky Holender da kendi karakterlerine derinlik katmayı ve o gerilimli hapishane atmosferine katkıda bulunmayı başarmışlar. Ancak itiraf edeyim ki, yer yer bazı diyaloglar veya karakter motivasyonları biraz zayıf kalabiliyor, bu da filmin geneline yayılan o sert havayı hafifletebiliyor. IMDb puanı 5.0. Şimdi bu puanı görünce “Eyvah! Zaman kaybı mı?” diyebilirsiniz ama durun, hemen karamsar olmayın. Bu tarz, daha niş bir kitleye hitap eden, şiddetin ve ham erkekliğin ön planda olduğu yapımlar için 5.0 öyle felaket bir skor değil. Bazen puanlar, genel izleyici kitlesinin beklentilerini yansıtırken, türün hayranları için başka bir anlam taşıyabilir. Eğer siz de benim gibi, “illa Oscar’lık performanslar görmeliyim” demeyen, aksine “ekranda biraz yumruklaşma, biraz sadakat bağı görsem yeter” diyenlerdenseniz, bu puan sizi korkutmasın. Yönetmen Jesse V. Johnson‘ın kendine has üslubu, dövüş sahnelerinin gerçekçiliği ve o kapalı alan gerilimi, filmi bir şekilde izlenebilir kılıyor. Teknik olarak büyük bir sinemasal başarı beklemeyin; bu daha çok “nefes almadan” izleyeceğiniz, zaman zaman “şimdi ne olacak?” diye yerinizde kıpırdanacağınız türden bir yapım. Kavgacı ruhu ve sadakati merkeze alan hikayesiyle, beklentilerinizi çok yükseğe çekmeden izlerseniz keyif alabilirsiniz.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Eğer kafes dövüşü filmlerini, hapishane dramalarını ve dostluk bağlarının en zor şartlarda test edildiği, bazen sınırları zorlayan, çiğ hikayeleri seviyorsanız, Green Street Hooligans 2 tam size göre olabilir. Özellikle ilk filmi izlemiş ve o dünyanın devamını, karakterlerin yeni maceralarını merak edenler için kaçırılmaması gereken bir yapım. Hatta bu türde hiç film izlememiş ama aksiyon ve gerilim arayanlar da bir şans verebilir. Hafta sonu akşamı, patlamış mısırınızla birlikte, fazla düşünmeden, sadece aksiyon ve gerilim dolu, bol kavgacı bir iki saat geçirmek istiyorsanız, buyurun ekran başına. Bu film, size hayatın acımasızlığını ve en olmadık yerlerde bile nasıl bir dayanışma ruhu oluşabildiğini gösterecek. Unutmayın, bazı filmler sadece sizi eğlendirmek, adrenalininizi yükseltmek içindir ve bu film de tam olarak bunu vaat ediyor. Hadi bakalım, bu sert dünyaya girmeye cesaretin var mı? Pişman olmayacaksınız, söz!

















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!