Zor Ölüm 5: Ölmek İçin Güzel Bir Gün
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Zor Ölüm 5: Ölmek İçin Güzel Bir Gün… Vay be, John McClane ismini duyunca bile içimde bir şeyler canlanıyor. Hani bazen öyle filmler vardır ya, serisi devam etse de etmese de o ismin ağırlığını hep hissedersin. Bu film de, 2013 yılında vizyona girdiğinde, o büyük beklentilerin altında ezilmeden bir şeyler sunmaya çalışmıştı. Orijinal adıyla A Good Day to Die Hard, McClane’i bu sefer çok farklı bir coğrafyada, Rusya’nın buz gibi sokaklarında karşımıza çıkarıyor. Aksiyonun kalbine direkt dalan, patlamaların ve kovalamacaların eksik olmadığı bir yapım. Peki, bu film gerçekten de isminin hakkını verebiliyor mu? Yoksa sadece nostalji rüzgarında sürüklenen bir deneme miydi? Eğer siz de benim gibi ‘bugün ne izlesem?’ diye düşündüğünüzde aklınıza ilk gelenlerden biri ‘Zor Ölüm 5 izle’ arayışı oluyorsa, o zaman doğru yerdesiniz. Hadi gelin, John McClane’in bu son maceralarından birine birlikte yakından bakalım, bakalım akşamınızı şenlendirmeye değer miymiş.
Zor Ölüm 5: Ölmek İçin Güzel Bir Gün Konusu
Hikaye, John McClane’in hayatının bildik rutininden uzaklaşıp, başına bir dert geldiğini öğrendiği oğlu Jack’in peşinden Moskova’ya gitmesiyle başlıyor. McClane’in tahmin ettiği gibi sıradan bir baş belalılık değil bu; Jack, Rus yeraltı dünyasıyla ve çok tehlikeli bir terör komplosuyla iç içe geçmiş, gizli bir görevde. Baba-oğul ikilisinin yolları bir mahkeme salonunda kesişince, ortalık iyice karışıyor. Ortada bir Rus mafya lideri, gizemli bir Komorov ve uluslararası bir komplonun döndüğü büyük bir hesaplaşma var. Babasının gözünde hala ufak bir çocuk olan Jack’in, aslında ne kadar yetenekli ve tehlikeli bir operasyonun içinde olduğunu görmesi John için hem gurur verici hem de başını ağrıtacak bir durum. İkili, sadece Moskova sokaklarını değil, Ukrayna’yı da kapsayan devasa bir maceranın içine düşüyor. Hedefleri, nükleer silahları ele geçirmeye çalışan kötü adamlara dur demek. Hikaye, sizi ilk dakikadan itibaren soluksuz bir kovalamacanın içine çekiyor, Rusya’nın soğuk ve gri atmosferi altında bolca patlama ve amansız bir mücadele vaat ediyor. Acaba McClane’ler bu işin üstesinden gelebilecek mi, yoksa sonları mı olacak?
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Açıkçası, Zor Ölüm serisinin fanıysanız, bu filmle ilgili beklentilerinizi biraz ayarlamanız gerekebilir. Hani o ilk filmlerin dar alanlardaki gerilimi, McClane’in tek başına zekasıyla koca bir orduya meydan okuduğu anlar… Burada biraz daha farklı bir hava var. Yönetmen koltuğunda oturan John Moore, serinin önceki filmlerinin o klasik “bir adam, bir bina” formülünden uzaklaşıp, daha geniş çaplı, küresel bir aksiyon filmi çekmeyi tercih etmiş. Bu da ne yazık ki filmin kimliğini biraz bulanıklaştırmış. Sanki sadece bir “aksiyon filmi” olmuş da, “Zor Ölüm” ruhunu tam yakalayamamış gibi. Bruce Willis, John McClane olarak hala karizmatik, evet, ama sanki biraz yorgun ve “artık yaşlandım bu işlere” der gibi. Baba-oğul dinamiği hikayeye yeni bir soluk getirme potansiyeli taşısa da, Jai Courtney’nin canlandırdığı Jack karakteri, McClane’in o kendine has ironik ve alaycı tavrını yeterince taşıyamamış. İkili arasındaki kimya, tam olarak o baba-oğul gerilimini ve sevgisini yansıtmakta zorlanıyor. Sebastian Koch, Yuliya Snigir ve Radivoje Bukvić gibi diğer oyuncular da rollerini iyi oynamışlar, ama filmin genel atmosferi, onlara çok parlayacak bir alan bırakmamış. IMDb puanına gelince, 5.3, bu kalibrede bir aksiyon filmi ve özellikle de bir seri filmi için ortalamanın oldukça altında kalıyor. Bunun sebebi büyük ihtimalle, izleyicinin alıştığı Die Hard deneyiminden uzaklaşılması ve hikayenin çok da akılda kalıcı olmaması. Bu puan, film için “izlenir ama çok da bir şey beklemeyin” mesajını veriyor adeta. Yani, beklentiniz sadece gürültülü ve bol patlamalı bir aksiyon şöleni ise, belki eğlenebilirsiniz. Ama o eski McClane filmlerinin tadını arıyorsanız, biraz hayal kırıklığı yaşayabilirsiniz.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Peki, bu filmi kimler izlemeli? Eğer siz de benim gibi, cuma akşamı beyninizi biraz kapatıp, devasa patlamaların ve dur durak bilmeyen kovalamacaların olduğu bir aksiyon filmiyle rahatlamak istiyorsanız, Zor Ölüm: Ölmek İçin Güzel Bir Gün tam size göre olabilir. Özellikle John McClane’in hala bir şeyler yapabildiğini görmek, serinin tüm filmlerini izlemiş sadık bir hayran için bile bir şekilde tatmin edici olabilir, yeter ki beklentilerinizi çok yüksek tutmayın. Eğer Bruce Willis hayranıysanız ve onun aksiyon sahnelerindeki o kendine has tavrını seviyorsanız, bu filme bir şans verebilirsiniz. Ya da baba-oğul ilişkilerinin aksiyon dolu bir çerçevede nasıl işlendiğini merak ediyorsanız. Ama eğer “Zor Ölüm” serisinin o ilk filmlerindeki gibi zekice planlanmış, dar alanlardaki gerilimli aksiyonu arıyorsanız, o zaman belki de başka bir seçenek düşünmelisiniz. Günün sonunda, bu film sadece hızlı tempolu, görsel gürültüsü yüksek bir aksiyon filmi arayanlar için bir akşamüstü kaçamağı olabilir. Kafanızı dağıtmak ve çok da düşünmeden eğlenmek isterseniz, buyurun izleyin gitsin, ne kaybedersiniz ki!




















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!