Zorro Efsanesi
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Zorro Efsanesi (Zorro 2 2005), 1998 yılında sinema dünyasına bomba gibi düşen o ilk filmin üzerinden geçen yedi yılın ardından, maskeli kahramanımızı tozlu California topraklarına geri döndürüyor. Orijinal adıyla The Legend of Zorro olarak bildiğimiz bu yapım, ilk filmin yarattığı o yüksek enerjiyi ve romantik tansiyonu korumaya çalışırken, bu sefer odağını bir kahramanın aile babası olma sancılarına çeviriyor. Eğer evde geçirdiğiniz sıradan bir vakti kaliteli bir aksiyonla süslemek isterseniz, Zorro Efsanesi izle seçeneği sizi o eski usul, samimi ve kılıç şakırtılarının eksik olmadığı macera dolu dakikalara götürecektir. Film, bir devam yapımı olmanın getirdiği tüm riskleri göze alarak, karakter gelişimini aksiyonun önüne koymaktan çekinmiyor. Bu da izleyiciyle film arasında, sadece patlamalardan ibaret olmayan, daha derin bir bağ kurulmasını sağlıyor. Kılıcın ucundaki o keskin zekayı ve Alejandro’nun içsel çatışmalarını izlemek, janrın meraklıları için hala büyük bir keyif unsuru.
Zorro Efsanesi Konusu
Film, 1850’li yılların California’sında, bölgenin Amerika Birleşik Devletleri’ne katılma sürecindeki o gergin atmosferde geçiyor. Alejandro De La Vega artık yaşlanan ve yorulan bir adamdır; ancak halkın üzerindeki zulüm bitmek bilmediği için maskesini bir kenara bırakamaz. Karısı Elana ile yaptığı anlaşma gereği maskeyi artık asması gerekirken, o son bir kez daha halkın yardımına koşar. Bu durum, aile içindeki iplerin kopmasına ve Elana’nın Alejandro’yu terk etmesine yol açar. İşler bu noktadan sonra sadece bir boşanma davası gibi ilerlemez; devreye giren gizemli bir Fransız aristokratı ve onun arkasındaki karanlık yapılar, California’nın geleceğini tehdit etmeye başlar. Alejandro hem dağılan ailesini toplamak hem de ülkesinin kaderini belirleyecek olan o büyük komployu durdurmak zorundadır. Oğlu Joaquin’in babasının gerçek kimliğini bilmeden ona duyduğu hayranlık ile Alejandro’nun babalık sorumlulukları arasındaki o ince çizgi, hikayenin en duygusal damarını oluşturuyor. Bir yanda patlayan binalar ve hızlı at koşturmalar, diğer yanda ise kırılmış bir kalbi onarmaya çalışan bir adamın mücadelesi var.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Yönetmen koltuğunda yine Martin Campbell oturuyor ve kendisinin aksiyon sekanslarındaki o temiz işçiliği burada da kendini belli ediyor. 2000’lerin ortasındaki o geçiş döneminde, CGI teknolojisine boğulmadan önce çekilen son gerçek aksiyonlardan biri bu. Antonio Banderas, Zorro rolüyle resmen özdeşleşmiş durumda; o hem karizmatik hem de hafif sakar, insancıl tavırlarını karakterine yedirmeyi çok iyi başarıyor. Karşısında ise büyüleyici enerjisiyle Catherine Zeta-Jones var. İkilinin arasındaki o meşhur kimya, bu filmde biraz daha didişmeli ve olgun bir forma bürünmüş ama çekiciliğinden hiçbir şey kaybetmemiş. IMDb üzerinde aldığı 6.1 puan, aslında filmin ilk yapımın gölgesinde kalmasından kaynaklanıyor. Evet, ilk film kadar devrimsel değil ama kesinlikle sıkıcı da değil. Filmde çocuk oyuncu Adrian Alonso’nun performansı ise hikayeye beklenmedik bir neşe katıyor; baba ve oğul arasındaki o dinamik, filmin temposunu ayakta tutan ana unsurlardan biri. Kötü adam rolündeki Nick Chinlund ve Julio Oscar Mechoso gibi isimler de hikayenin o tekinsiz atmosferini besliyor. Görsel olarak California’nın o sapsarı ovaları ve şık malikane tasarımları, filmin prodüksiyon kalitesini yüksek tutmuş. Bazı sahnelerde mantık sınırlarını zorlayan aksiyonlar olsa da, Zorro’nun o hafif fantastik dünyasında bunlar göze batmıyor. Aksine, sinemanın o eğlencelik tarafını temsil ediyorlar.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Eski usul macera filmlerini, kılıç düellolarını ve karakterlerin birbirine laf soktuğu o zekice yazılmış diyalogları sevenler için bu film kaçırılmaması gereken bir fırsat. Modern sinemanın o aşırı karanlık ve depresif kahramanlarından sıkıldıysanız, maskesini takıp adaleti savunurken yüzünde bir gülümseme taşıyan bir adamı izlemek size çok iyi gelecektir. Aile dinamiklerinin bir aksiyon filmi içinde nasıl işlendiğini merak edenler ve özellikle Antonio Banderas ile Catherine Zeta-Jones ikilisinin o sönmeyen ateşine tanıklık etmek isteyenler bu yapıma mutlaka şans vermeli. Büyük felsefi sorular sormayan ama izleyiciyi bir an bile sıkmayan, temposu hiç düşmeyen ve finalinde yüzünüzde hoş bir tebessüm bırakan bir iş arıyorsanız, aradığınız şey tam olarak bu. Vahşi Batı estetiğiyle birleşmiş bir kahramanlık öyküsü izlemek, zamanın nasıl geçtiğini anlamamanızı sağlayacaktır. Eğer ilk filmi izleyip sevdiyseniz, bu karakterlerin hikayesinin nereye bağlandığını görmek için de bu serüvene ortak olmalısınız.

















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!