Aramızda Casus Var
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Aramızda Casus Var (Burn After Reading 2008) filmi, zekanın yerini safi şansa ve bitmek bilmeyen kişisel takıntılara bıraktığı o karanlık ama kahkaha dolu köşede duruyor. Aramızda Casus Var izle seçeneğiyle bu dünyaya adım attığınızda, aslında kimsenin ne yaptığını tam olarak bilmediği bir karmaşanın orta yerine düşüyorsunuz. Film, casusluk türünün o ağırbaşlı ve gizemli havasını alıp, onu sıradan insanların sığ arzularıyla harmanlayarak ortaya oldukça garip bir tablo çıkarıyor. Bir yanda emekliliğe zorlanan öfkeli bir CIA analisti, diğer yanda tek derdi vücudunu estetik operasyonlarla mükemmelleştirmek olan bir spor salonu çalışanı var. Bu iki uç dünyanın kesişimi, aslında modern insanın anlamsızlıklar silsilesini temsil ediyor. Hikaye ilerledikçe olayların kontrolden çıkışı o kadar organik gelişiyor ki, izleyici olarak bu kadar da olmaz demek yerine evet, bu saçmalık kesinlikle gerçek hayatta da yaşanırdı diyorsunuz. Yönetmenlerin ustalığı tam olarak burada; en saçma tesadüfleri bile hayatın doğal akışının bir parçasıymış gibi sunmayı başarıyorlar. Karakterlerin her biri kendi küçük dünyalarında o kadar büyük anlamlar peşindeler ki, dışarıdan bakıldığında ne kadar komik duruma düştüklerini fark etmiyorlar. Bu durum izleyicide bir yandan acıma hissi uyandırırken diğer yandan durdurulamaz bir gülme krizini tetikliyor.
Aramızda Casus Var Konusu
Hikayenin merkezinde, işinden kovulan ve anılarını yazmaya karar veren eski bir CIA analisti olan Osbourne Cox bulunuyor. Cox’un yazdığı ve içinde sözde devlet sırları barındıran CD, bir şekilde yerel bir spor salonunun soyunma odasında unutuluyor. Bu aşamadan sonra devreye spor salonu çalışanları Linda Litzke ve Chad Feldheimer giriyor. Linda’nın tek motivasyonu, sigortasının karşılamadığı bir dizi estetik ameliyat için ihtiyaç duyduğu parayı bulmaktır. Chad ise saf bir merak ve biraz da maceraperestlik duygusuyla bu gizemli CD’yi bir şantaj aracına dönüştürme fikrine sıcak bakıyor. Olaylar, bu amatör ikilinin CD’yi Rus büyükelçiliğine satmaya çalışmasıyla iyice çığırından çıkıyor. İşin içine sadakatsiz kocalar, gizli devlet görevlileri ve her şeyden habersiz yan karakterler girdiğinde, ortalık tam bir kaos alanına dönüşüyor. Linda’nın mutluluk arayışı ile Chad’in çocuksu heyecanı, devletin en tepesindeki adamları bile ne yapacağını bilemez hale getiriyor. Herkes bir şeylerin peşinde koşuyor ama aslında kimse tam olarak neyi kovaladığını veya neyi koruduğuna dair en ufak bir fikre sahip değil. Karakterlerin motivasyonları o kadar yüzeysel ve insani ki, koskoca casusluk ağı bu sığlık karşısında çaresiz kalıyor. Olay örgüsü ilerledikçe, yanlış anlaşılmalar ve hatalı kararlar bir kar topu gibi büyüyerek içinden çıkılamaz bir duruma evriliyor.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Yönetmen koltuğunda oturan Ethan Coen ve Joel Coen kardeşler, yine kendilerinden beklenen o keskin ve alaycı dili filme başarıyla enjekte etmişler. John Malkovich, öfke patlamaları yaşayan Osbourne Cox rolünde devleşirken, karakterin entelektüel kibrini seyirciye iliklerine kadar hissettiriyor. Ancak filmin asıl yıldızı kesinlikle Brad Pitt. Bugüne kadar canlandırdığı en şaşkın, en enerjik ve en aptal karakter olan Chad rolüyle, kariyerinin en unutulmaz performanslarından birini sergiliyor. Chad’in her sahnesi, filmin mizah yükünü tek başına sırtlıyor. Frances McDormand ise Linda karakterinin bencilliğini ve kararlılığını o kadar doğal yansıtıyor ki, ona kızsanız bile neden bu yola girdiğini anlayabiliyorsunuz. George Clooney, sürekli bir yerlerden takip edildiğini düşünen ama asıl tehlikenin kendi içinde olduğunu fark edemeyen çapkın ve paranoyak federal ajanı müthiş bir mizahla canlandırıyor. Tilda Swinton ise soğuk ve mesafeli tavrıyla bu deli dolu kadroya harika bir denge katıyor. Teknik açıdan bakıldığında, filmin kurgusu oldukça dinamik ve sahneler arasındaki geçişler izleyiciyi diri tutuyor. Müzikler, sahnelerin gerilimini veya absürtlüğünü vurgulamak için nokta atışı kullanılmış. IMDb puanı olan 6.7, filmin herkese hitap etmeyen o tuhaf mizah anlayışından kaynaklanıyor olabilir. Zira bu film, klasik bir olay örgüsünden ziyade, karakterlerin saçmalıkları üzerine kurulu bir yapıya sahip. Eğer Coen kardeşlerin o kara mizahını ve nihilist yaklaşımını seviyorsanız, bu puanın çok daha fazlasını hak ettiğini düşünebilirsiniz. Filmin en büyük başarısı, aslında çok trajik olabilecek olayları son derece komik bir dille anlatabilmesi.
Aramızda Casus Var Filmini Kimler İzlemeli?
Bu yapım, hayatın anlamsızlığına ve insanların kendi elleriyle yarattıkları kaoslara gülmeyi sevenler için biçilmiş kaftan. Eğer casusluk filmlerinin o ciddi, kurşunların havada uçuştuğu ve her şeyin bir mantığa oturduğu dünyasından sıkıldıysanız, bu film size ilaç gibi gelecektir. İnsan aptallığının nelere yol açabileceğini, bürokrasinin hantallığını ve modern toplumun yüzeydeki dertlerini inceleyen bir sosyolojik eleştiri arayanlar bu hikayeden büyük keyif alacaktır. Karakter odaklı, diyalogların ön planda olduğu ve olayların absürtlük derecesinde geliştiği sinema dilinden hoşlananlar için bu yapım kaçırılmaması gereken bir seçenek. Özellikle Brad Pitt ve George Clooney gibi isimleri alışılagelmişin dışında, kendileriyle dalga geçen rollerde görmek isteyenler için tam bir şölen niteliğinde. Öte yandan, lineer bir hikaye akışı bekleyen, her sorunun sonunda net bir cevap arayan veya saf aksiyon peşinde olan izleyiciler bu filmden biraz hayal kırıklığıyla ayrılabilir. Çünkü film, izleyiciye bir ders vermeye çalışmıyor veya büyük bir gizemi çözmüyor; sadece insan doğasındaki o tuhaf boşluğu ve anlamsız hırsları gösterip kenara çekiliyor. Sabırlı olan ve ince esprileri yakalamayı seven izleyici profili için bu yapım, her izleyişte yeni bir detay fark ettiren zamansız bir parodi olarak kalacaktır. Karmaşık entrikaların aslında ne kadar basit ve saçma sebeplerden kaynaklanabileceğini görmek isteyen herkes bu kaosu mutlaka deneyimlemeli.
















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!