B Planı
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
B Planı (2010), hayallerini gerçekleştirmek için kadere meydan okuyan bir kadının, hayatın ona hazırladığı en tatlı sürprize toslama hikayesini konu alıyor. B Planı izle seçeneği üzerinden bu yapıma ulaşanları, aslında hepimizin içten içe korktuğu o belirsizlik ve kontrolü kaybetme hissi karşılıyor. Bazen hayatı satranç tahtası gibi yönetmeye çalışırız; her hamlemiz bellidir, her risk hesaplanmıştır. Ancak bu film, bize planların ne kadar kırılgan olduğunu ve aşkın en beklemediği anda, hatta en uygunsuz zamanda kapıyı çaldığını hatırlatıyor. Jennifer Lopez’in canlandırdığı karakterin yaşadığı o panik hali, izleyiciye bir yerlerden çok tanıdık geliyor. Modern dünyanın hızı içinde kendi ailesini kurma telaşına düşen bireylerin yaşadığı o yalnızlık korkusunu, yönetmen Alan Poul mizahi bir dille ama duygusal damarı da ihmal etmeden ekrana taşıyor. Filmin atmosferi, türün diğer örneklerinden farklı olarak hikayeyi bir bitişle değil, bir başlangıçla, yani hamilelikle tetikleyerek şablonu tersine çeviriyor. Bu durum, hikayeye taze bir soluk getirirken, karakter gelişiminin de çok daha engebeli bir yola girmesine neden oluyor.
B Planı Konusu
Zoe, başarılı bir iş kadını olmasına rağmen özel hayatında aradığı huzuru bir türlü bulamamıştır. Biyolojik saatinin durmadan ilerlemesi, onu radikal bir karar almaya iter. Artık “doğru adamın” gelmesini beklemekten vazgeçen Zoe, tek başına anne olmaya karar vererek yapay döllenme yöntemine başvurur. Ancak hayatın cilvesi tam da burada devreye girer. Kliniğe gittiği ve hamile kalma yolunda ilk büyük adımını attığı o kritik günde, bir taksi sırası mücadelesi sırasında Stan ile tanışır. Stan, Zoe’nin hayatı boyunca aradığı o karizmatik, dürüst ve samimi adamın ta kendisidir. İkilinin arasındaki çekim o kadar güçlüdür ki, Zoe kurduğu o güvenli b planının sarsıldığını hisseder. Bir yandan Stan ile filizlenen yeni ilişkisinin heyecanını yaşarken, diğer yandan karnındaki sırrı saklamanın ağırlığı altında ezilmeye başlar. Hamile olduğunu öğrendiğinde ise olaylar tam bir yanlışlıklar komedyasına dönüşür. Zoe, Stan’e bu durumu nasıl açıklayacağını bilemezken, Stan’in bu büyük sorumluluğa nasıl tepki vereceği büyük bir merak konusudur. Film, bu iki insanın birbirine alışma sürecini, hamileliğin getirdiği fiziksel ve duygusal değişimlerle harmanlayarak, aşkın her türlü engele rağmen nasıl yeşerebileceğini anlatıyor. Yan karakterlerin, özellikle de Zoe’nin arkadaş grubunun bu sürece dahil olmasıyla birlikte, ebeveynlik korkuları ve bağlılık sorunları üzerinden ilerleyen samimi bir çatışma izliyoruz.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Yönetmen Alan Poul, televizyon estetiğine yakın bir dil kullanarak karakterlerin samimiyetini ön plana çıkarmış. Başrolde izlediğimiz Jennifer Lopez, romantik komedi türündeki rüştünü burada bir kez daha ispatlıyor. Zoe’nin hamilelikteki aşermelerini, vücudundaki değişimlere verdiği tepkileri ve Stan’e karşı hissettiği o büyük korkuyu çok doğal bir yerden yansıtıyor. Alex O’Loughlin ise Stan karakterinde, sadece bir aşk objesi olmaktan çıkarak, bir erkeğin beklenmedik bir babalık sınavı karşısındaki insani tereddütlerini başarıyla sergiliyor. Kadroda yer alan Michaela Watkins ve Anthony Anderson gibi isimler, hikayenin mizah yükünü omuzlayarak tempoyu yüksek tutuyorlar. Ancak Eric Christian Olsen gibi oyuncuların canlandırdığı bazı yan karakterlerin sahneleri, ana hikayeden zaman zaman kopmamıza neden olabiliyor. Filmin IMDb puanı olan 6.1, aslında neyle karşılaşacağınızın dürüst bir özeti gibi duruyor. Bazı sahneler türün çok bilindik klişelerine yaslansa da, hamilelik ve aşkın bu denli iç içe geçmesi yapımı ortalamanın biraz üzerine taşıyor. Müzikler ve New York sokaklarının o sıcak havası, hikayenin duygusunu destekliyor. Yine de senaryoda bazı mantık hataları ve olayların çok hızlı çözüme kavuşması gibi zayıf noktalar mevcut. Özellikle final bölümünün biraz aceleye getirilmiş olması, filmin bıraktığı o samimi etkiyi bir parça zayıflatıyor. Yine de oyuncuların kimyası, bu eksikleri kapatmaya yetiyor.
B Planı Filmini Kimler İzlemeli?
Hayatının bir döneminde kontrolü tamamen kaybettiğini hisseden ve her şeyi planlamaya çalışırken aslında hiçbir şeyi yönetemediğini fark eden herkes bu filmi izlemeli. Romantik komedilerde her zaman gördüğümüz o pürüzsüz aşk hikayelerinden sıkılan, işin içine biraz daha gerçek hayatın, yani bebek bezlerinin, sabah bulantılarının ve gelecek kaygısının girmesini isteyenler için nokta atışı bir tercih olacaktır. Özellikle ebeveynlik arifesindeki çiftler veya çocuk sahibi olma fikriyle boğuşanlar, filmdeki mizahi yaklaşımlarda kendi hayatlarından kesitler bulabilirler. Jennifer Lopez’in ekran enerjisini sevenler için zaten kaçırılmaması gereken bir yapım. Öte yandan, sadece yüzeysel bir aksiyon veya derin felsefi alt metinler arayan izleyici kitlesi için bu film biraz hafif kalabilir. Eğer çok sert bir dram veya karmaşık bir kurgu beklentiniz varsa, B Planı size hitap etmeyecektir. Bu yapım, bir pazar öğleden sonrasında ruhu dinlendirmek, biraz gülümsemek ve aşkın ne kadar garip yollardan geçebileceğine tanıklık etmek isteyen, hayatın sürprizlerine açık izleyiciler için tasarlanmış sıcak bir hikaye sunuyor. Mantık hatalarına çok takılmayan, sadece karakterlerin arasındaki o doğal bağa odaklanmak isteyenler bu filmden keyif alarak ayrılacaktır. Her şeyin mükemmel olması gerekmediğini, bazen en güzel anların o büyük hataların içinden doğduğunu görmek isteyen herkese tavsiye ederim.
















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!