Cinnet
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Cinnet, izleyiciyi sarsan, kemiklere işleyen bir soğuklukla sarar. Otelin ıssız koridorlarında yankılanan çığlıklar, deliliğe sürüklenen bir adamın gölgesinde büyüyen korku, bu filmin ruhunu oluşturur. Sağlam bir psikolojik gerilim ararken Cinnet (The Shining) izle tuşuna basmadan önce, karşınıza basit bir hayalet hikayesinden çok daha fazlasının çıkacağını bilmelisiniz. Bu film, insan zihninin karanlık dehlizlerine yapılan rahatsız edici bir yolculuktur.
Cinnet Konusu
Film, yazar Jack Torrance‘ın, kış sezonunda tamamen kapanan Overlook Oteli’nin bakıcısı olarak ailesiyle birlikte izole bir dağ oteline taşınmasıyla başlar. Onunla birlikte eşi Wendy Torrance ve doğaüstü yeteneklere sahip küçük oğlu Danny Torrance da bu devasa, boşluğun ve geçmişin ağırlığı altında ezilen yapıya gelir. Başlangıçta huzur vaat eden bu yalnızlık, otelin karanlık tarihiyle ve Danny‘nin ‘parlama’ yeteneğiyle birleşince, bambaşka bir kabusa dönüşür. Dış dünyayla bağlantıları kar fırtınası nedeniyle kesildiğinde, otelin duvarları arasında hapsolan aile, sadece fiziksel olarak değil, zihinsel olarak da izole olmaya başlar. Jack‘in yavaşça akıl sağlığını kaybetmeye başlamasıyla birlikte, otelin kötücül varlıkları kendini göstermeye başlar ve aile, bir ölüm kalım mücadelesinin içine sürüklenir.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Stanley Kubrick‘in bu başyapıtı, ilk bakışta yavaş tempoya sahip gibi görünebilir. Özellikle ilk yarım saat, karakterlerin otelle olan bağlarını kurmaları ve atmosferin ilmek ilmek örülmesiyle geçer, bu durum bazı izleyiciler için yorucu olabilir. Ancak bu kasıtlı yavaşlık, filmin asıl gücünü oluşturur; gerilimi kademe kademe artırır ve izleyiciyi otele ve Torrance ailesinin içine düştüğü duruma derinlemesine hapseder. Kubrick, sadece jump-scare’ler üzerine kurulu ucuz korkular yerine, mekanın kendisinin ve insan zihninin en karanlık köşelerinin yarattığı bir dehşeti sunar. Kamera hareketleri, renk paleti ve ses tasarımı, bir filmden çok, bir deneyim sunar.
Oyunculuklara gelince; Jack Nicholson‘ın Jack Torrance performansı tek kelimeyle destansıdır. Deliliğe giden süreci, mimikleri, bakışları ve o ikonik baltalı sahnesiyle o kadar gerçekçi ve tüyler ürpertici bir şekilde canlandırır ki, karakterle özdeşleşmekten çok, onun çöküşüne dehşetle tanık olursunuz. Shelley Duvall‘ın Wendy Torrance karakteri ise daha tartışmalıdır. Eleştirmenler performansını bazen abartılı bulsa da, Kubrick‘in setteki zorlayıcı tavrı ve Duvall‘ın canlandırdığı karakterin yaşadığı o saf, çaresiz korku, ekrana birebir yansır ve izleyicinin içini deler. Onun çığlıkları, ağlamaları, bir annenin kâbusa dönüşen dünyasındaki acizliğini kusursuzca aktarır. Küçük Danny Lloyd‘un Danny Torrance rolündeki performansı da filmin tekinsiz atmosferine büyük katkı sağlar. Scatman Crothers‘ın canlandırdığı Dick Hallorann ve Barry Nelson‘ın hayat verdiği Stuart Ullman gibi yan karakterler de hikayeye sağlam bir zemin oluşturur.
IMDb puanı 8.2 olan Cinnet, bu puanı sonuna kadar hak eden, türünün en önemli örneklerinden biridir. Benzer konudaki filmlerle kıyaslandığında, salt gerilimden ziyade psikolojik derinliği ve teknik mükemmelliğiyle öne çıkar. Film, sadece korkutmakla kalmaz, aynı zamanda insan doğası, aile dinamikleri ve izolasyonun getirdiği yıkım üzerine düşündürür. Yavaş temposu ve bazı rahatsız edici görselleri herkesin kaldırabileceği türden olmayabilir, ancak sinema tarihine damgasını vurmuş, kült bir yapım olduğu gerçeği tartışılmazdır.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Bu yapım, basit kanlı vahşet veya anlık sıçratma korkusu arayanlar için değildir. Cinnet, yavaş yavaş yükselen gerilimi, karakterlerin ruhsal çöküşünü ve mekanın ürkütücü atmosferini takdir eden “Psikolojik Korku” hayranları için birebirdir. “Doğaüstü Korku” temasına ilgi duyan, hayaletlerin sadece korkutmakla kalmayıp bir mekanın geçmişini ve ruhunu şekillendirdiğine inanan izleyiciler bu filmden büyük keyif alacaktır. Ayrıca, klostrofobik ve izole mekanlarda geçen, kasvetli bir “Gotik Korku” atmosferini seven, sinemanın klasiklerine ve detaycı yönetmenlik anlayışına değer verenler için kaçırılmaması gereken bir deneyimdir.
















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!