İyi Şanslar Chuck
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
İyi Şanslar Chuck (Good Luck Chuck), bir erkeğin kabusu ile bir kadının hayallerinin kesiştiği o ince ve absürt çizgide duruyor. Eğer bir filmden beklentiniz size hayatın anlamını öğretmesi ya da sinematografik bir devrim yaşatmasıysa, yanlış adrestesiniz. Ancak derdiniz o iki saati gerçek anlamda eğlenerek ve zamanın nasıl geçtiğini anlamadan harcamaksa, durum değişiyor. İnternette İyi Şanslar Chuck izle araması yapıp bu sayfaya düştüyseniz, muhtemelen karşınıza çıkacak olan kaba mizahın ve dozu yüksek romantizmin farkındasınızdır. Yönetmen Mark Helfrich, izleyiciyi gereksiz ayrıntılarla boğmak yerine, doğrudan hikayenin o garip ve takıntılı merkezine fırlatıyor. Bu yapım, romantik komedi türünün steril ve fazla nazik dünyasına atılmış sert bir tekme gibi duruyor; çünkü içinde barındırdığı lanet teması, aslında hepimizin bildiği o ‘doğru adam/kadın’ arayışıyla acımasızca dalga geçiyor.
İyi Şanslar Chuck Konusu
Charlie Kagan, daha on yaşındayken katıldığı bir şişe çevirmece oyununda girdiği iddia sonucu tuhaf bir kızın gazabına uğrar. Bu masum görünen çocukluk anısı, Charlie’nin yetişkinlik hayatını tam bir kaos ortamına çeviren karanlık bir lanete dönüşür. Lanetin kuralı basittir: Charlie ile yatağa giren her kadın, ondan ayrıldığı an hayatının aşkını bulur ve hemen evlenir. Bu durum Charlie’yi kısa sürede bir ‘uğurlu tılsım’ haline getirir. Kadınlar onunla gerçek bir bağ kurmak için değil, bir sonraki durakları olan ‘doğru adamı’ bulmak için birlikte olmaya başlarlar. Charlie, bu tuhaf şöhretin getirdiği avantajları bir kenara bırakıp gerçek aşkın peşine düştüğünde ise karşısına sakar, hayat dolu ve büyüleyici Cam çıkar. Ancak bir sorun vardır; Charlie eğer Cam ile birlikte olursa, lanet gereği onu bir başkasına kaptıracağı gerçeğiyle yüzleşir. Şimdi ya bu kadından uzak duracak ya da laneti kırmanın bir yolunu bulup kaderiyle amansız bir kavgaya tutuşacaktır. İşler tam da bu noktada, bir adamın kendi mutluluğu için ne kadar ileri gidebileceğini gösteren trajikomik bir hal alır.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
IMDb puanı olan 5.9, bu yapımın ne kadar kutuplaştırıcı olduğunun bir kanıtı. Eleştirmenlerin çoğu filmi kaba bulsa da, halkın bu yapımı bir kült olarak bağrına basmasının sebebi, dürüstlüğünde saklı. Dane Cook, o dönemdeki popülerliğinin zirvesindeyken Charlie karakterine hem itici hem de sempatik olmayı başaran garip bir enerji katıyor. Karşısında ise ekran enerjisiyle her sahneyi yukarı çeken Jessica Alba var. Alba, sakar bir penguen bakıcısını canlandırırken, o dönemdeki ‘seksi kadın’ imajını başarıyla kırıp izleyiciyle duygusal bir bağ kuruyor. Filmin gizli kahramanı ise kesinlikle Dan Fogler. Charlie’nin sapkın ve kontrolsüz en yakın arkadaşı rolünde, filmin mizah yükünü sırtlıyor ve sahnelerin çoğunda asıl parlayan isim oluyor. Ellia English ve Lonny Ross gibi isimler ise yan rollerde hikayenin ritmini bozmadan destek veriyorlar. Mark Helfrich, kurgucu kökenli bir yönetmen olmanın avantajını kullanarak sahneler arası geçişleri ve tempoyu o kadar diri tutmuş ki, en absürt sahnelerde bile ‘bu ne zaman bitecek’ demiyorsunuz. Film, yer yer fiziksel komedinin sınırlarını zorlarken, bir yandan da yalnızlık korkusu ve reddedilme gibi insani duygulara temas ediyor. Elbette bazı şakalar bugünün hassasiyetleriyle bakıldığında biraz fazla kaçabilir, lakin yapım çekildiği dönemin ruhunu sonuna kadar yansıtıyor. Görselliğe takılmadan, hikayenin absürtlüğüne teslim olursanız, harcadığınız her dakikanın karşılığını alırsınız. Bu yapım size büyük bir hayat dersi vermez ama hayatın ne kadar saçma olabileceğini hatırlatarak sizi rahatlatır.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Bu yapım, ‘politically correct’ (siyaseten doğrucu) çizgiden sıkılmış, ilişkilerin o kadar da romantik olmadığını bilen ve biraz kaba ama zekice kurgulanmış durumlara gülmek isteyen kitleye hitap ediyor. Eğer hafta sonu planınızda sevgilinizle izleyecek bir şeyler arıyorsanız ve ikiniz de klasik, ağlak romantik dramlardan nefret ediyorsanız, bu film tam size göre. Aynı zamanda Amerikan gençlik komedilerinin o meşhur enerjisini özleyenler, absürt olay örgüsü içerisinde kaybolmak isteyenler ve kaderin cilvelerine karşı bir adamın verdiği savaşı izlemekten keyif alanlar bu yapıma şans vermeli. Dane Cook’un kendine has tarzını sevenler için zaten bir zorunlulukken, Jessica Alba’nın en doğal hallerinden birine tanık olmak isteyenler de hayal kırıklığına uğramayacaktır. Ciddi sinema sanatı peşinde koşmayan, sadece kafasını boşaltmak ve biraz da olsa gündelik stresinden uzaklaşmak isteyen pragmatik izleyici için bu iki saatlik macera, kesinlikle doğru bir yatırım olacaktır.
















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!