Joker
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Joker (2019), zihnimizin en kuytu köşelerine sızan, oradaki tozlu rafları aşağı indiren ve bizi kendimizle yüzleşmeye zorlayan bir yapım olarak karşımıza çıkıyor. Joker izle seçeneğiyle bu karanlık yolculuğa dahil olmak, sadece bir çizgi roman karakterinin doğuşuna şahitlik etmek değil, aynı zamanda bir insanın toplumun dişlileri arasında nasıl un ufak edildiğini en çıplak haliyle görmektir. Film, kahramanlık hikayelerinin o parıltılı dünyasından çok uzaklarda, Gotham Şehri’nin rutubetli, pis kokulu ve gürültülü sokaklarında geçiyor. Burası, iyilerin her zaman kazandığı o masalsı evren değil; aksine, görmezden gelinenlerin, itilip kakılanların ve sesini duyuramayanların her geçen gün biraz daha dibe battığı bir bataklık. Arthur Fleck ismindeki bir adamın, içinde fırtınalar koparken yüzüne zoraki bir gülümseme yerleştirme çabası, izleyicinin boğazında düğümlenen bir yumruya dönüşüyor. Todd Phillips, bizi bu adamın zihnine öyle bir hapsediyor ki, her kahkahada Arthur’un canının ne kadar yandığını kemiklerimizde hissediyoruz. Atmosfer o kadar ağır ve boğucu ki, ekranın ötesinden üzerimize sinen o kasvetli havadan kurtulmak uzun süre mümkün olmuyor.
Joker Konusu
Hikayenin merkezinde, annesiyle birlikte eski ve döküntü bir apartman dairesinde yaşayan, geçimini palyaçoluk yaparak sağlayan Arthur Fleck yer alıyor. Arthur, sadece fiziksel olarak değil, ruhsal olarak da çok hırpalanmış bir karakter. Kontrol edilemeyen gülme nöbetlerine neden olan nörolojik bir rahatsızlıkla boğuşurken, tek hayali insanları güldürmek ve başarılı bir stand-up komedyeni olabilmektir. Ancak yaşadığı şehir olan Gotham, ne Arthur’a ne de onun hayallerine karşı merhametlidir. Toplumun en alt tabakasında, herkesin birbirine yabancılaştığı bir düzende Arthur, her gün yeni bir aşağılanma ve şiddet dalgasıyla karşı karşıya kalır. Annesi tarafından ona takılan “Happy” yani Mutlu lakabı, hayatının en büyük ironisidir. Çünkü Arthur’un dünyasında mutluluğa yer yoktur. Babasız büyümenin getirdiği boşluk, annesinin sarsıntılı geçmişi ve sistemin sağladığı sosyal desteğin birer birer kesilmesi, Arthur’u uçurumun kenarına sürükler. Sokaklarda maruz kaldığı saldırılar ve en yakın hissettiği insanların ihanetleri, onun içinde sakladığı o öfke patlamasını tetikler. Maskesini her taktığında biraz daha kendinden uzaklaşan Arthur, sonunda toplumun ona dayattığı o görünmez kafesi parçalamaya karar verir. Bu süreçte yaşananlar, sadece bir bireyin delirmesi değil, bir şehrin kaosa teslim oluşunun da ayak sesleridir. Arthur, kendi kimliğini Joker’in o kanlı ve boyalı gülüşünde bulurken, Gotham artık eskisi gibi olmayacaktır.
Beklentileri Karşılaması mı? (Editörün Yorumu)
Joaquin Phoenix, bu yapımda kelimenin tam anlamıyla bir oyunculuk dersi veriyor. Arthur Fleck karakteri için verdiği fiziksel emek, o dışarı fırlayan kemikleri ve her hücresine yansıyan acısı, performansını unutulmaz kılıyor. Gülüşünün içindeki o hıçkırığı, dansındaki o tuhaf ama özgürleştirici ritmi izlemek, insan psikolojisinin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Yönetmen Todd Phillips, daha önceki komedi ağırlıklı işlerinden tamamen sıyrılıp, karanlık ve politik bir drama imza atmış. Ancak filmin bazı noktalarında hikaye akışının aşırı yavaşladığını ve bazı temaların izleyicinin gözüne fazla sokulduğunu söylemek gerekir. Yan rollerde Robert De Niro, Arthur’un hayranlık duyduğu ama sonunda hayal kırıklığına uğradığı talk-show sunucusu olarak sağlam bir duruş sergiliyor. Zazie Beetz, Frances Conroy ve Brett Cullen gibi isimler de hikayenin gerçeklik zeminine oturmasına yardımcı oluyor. Filmin 8.1 olan IMDb puanı, Phoenix’in devleşen performansıyla kesinlikle örtüşüyor ancak senaryonun bazı kısımlarında Taxi Driver veya King of Comedy gibi klasiklerden fazla esinlenmiş olması, özgünlük tartışmalarını beraberinde getirebilir. Müzikler, o derin çello sesleri, Arthur’un çöküşüne harika bir eşlikçi olmuş. Yine de, her saniyesinden keyif alacağınız bir film değil bu; izlerken ruhunuzun yorulacağını, kendinizi sorgulayacağınızı bilmeniz gerekiyor. Bazı mantık hataları ve Arthur’un dönüşümündeki aşırı tesadüfler bazen hikayenin inandırıcılığını zorlasa da, atmosferin gücü bu eksikleri kapatmayı başarıyor.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Bu yapım, insan ruhunun karanlık dehlizlerinde dolaşmayı seven, bir karakterin adım adım nasıl parçalandığını incelemekten çekinmeyen izleyiciler için biçilmiş kaftan. Sadece bir suç hikayesi değil, aynı zamanda derin bir yalnızlık ve sistem eleştirisi arayanlar bu filmde çok şey bulacaktır. Toplumun dışladığı, ezdiği ve görmezden geldiği bireylerin sessiz çığlığını duymak isteyenler için sarsıcı bir deneyim vaat ediyor. Psikolojik derinliği olan, karakter odaklı dramaları seven ve bir oyuncunun performansıyla tüm filmi nasıl sırtladığını görmek isteyen herkes bu yapımı mutlaka değerlendirmeli. Öte yandan, klasik bir süper kahraman aksiyonu bekleyenler, bol patlamalı sahneler veya Batman evrenine dair yoğun referanslar arayanlar büyük ihtimalle hayal kırıklığına uğrayacaktır. Film, eğlence amaçlı izlenecek bir yapım olmaktan çok uzak; aksine izleyiciyi rahatsız etmeyi, huzurunu kaçırmayı ve düşündürmeyi hedefliyor. Eğer o anki ruh haliniz ağır bir dramı, yoğun bir kasveti ve sonu pek de aydınlık olmayan bir hikayeyi kaldıramayacaksa, bu filmi başka bir zamana ertelemeniz daha sağlıklı olabilir. Kendi içinde tutarlı ama bir o kadar da yıkıcı bir dünya kuran bu film, her bünyeye göre değil.

















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!