Kaynak
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Kaynak veya orijinal ismiyle The Fountain (2006), ölümlü bir varlığın ötesine geçme çabasını perdeye yansıtan, zamanın ötesinde bir varoluş sancısıdır. İnsan zihni, sevdiklerini kaybetme korkusuyla yüzleştiğinde ne kadar ileri gidebilir sorusunu temel alan bu yapım, seyirciye sunduğu görsel derinlikle alışılmışın dışına çıkıyor. Eğer kütüphanenizde bir Kaynak izle deneyimi yaşamak ve zihninizdeki zaman kavramını sorgulamak gibi bir düşünceniz varsa, bu eser sizi alışılagelmiş anlatıların çok uzağına, varlığın kökenine dair bir arayışa sürükleyecektir. Film, izleyiciyi bir taraftan İspanya’nın tarihi tozlu yollarına, diğer taraftan laboratuvarın soğuk ışıkları altına ve nihayetinde uzayın sonsuz boşluğuna götüren devasa bir kurguyla inşa ediliyor.
Kaynak Konusu
Bir adamın sevdiği kadını kurtarma adına girdiği bin yıllık arayış, üç ayrı düzlemde paralel şekilde ilerler. 15. yüzyıl İspanya’sında bir conquistador, kraliçesini ve krallığını korumak adına efsanevi Yaşam Ağacı’nı ararken, modern tıp dünyasında bir bilim insanı olan karakterimiz, eşinin hastalığına çare bulabilmek için zamanla yarışır. Geleceğin belirsiz atmosferinde, bir astronot olarak boşlukta süzülen aynı adam, tüm bu hatıraların ve kayıpların yükünü omuzlarında taşır. Ölümün nihai bir son mu yoksa başka bir başlangıcın habercisi mi olduğu sorusu, tüm bu zaman dilimlerini birbirine bağlayan temel düğümdür. Yaşanan her an, bir diğerinin gölgesi altında kaybolurken, karakterin tutku ve çaresizlik arasında sıkışan zihni, gerçeğin peşinde acı verici bir yolculuğa çıkar.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Darren Aronofsky, yönetmenlik koltuğunda izleyiciyi yormaktan çekinmeyen, oldukça cesur ve yer yer zorlayıcı bir tercihler silsilesi sunuyor. Filmdeki atmosferin ağırlığı, Hugh Jackman‘ın oyunculuk performansıyla birleştiğinde ortaya seyircinin sabrını zorlayan bir yapı çıkıyor. Rachel Weisz, hikayenin duygusal merkezinde durarak filmin kırılganlığını temsil ediyor. Ellen Burstyn, Mark Margolis ve Stephen McHattie gibi isimlerin katkısı, hikayenin katmanlı yapısını desteklese de, anlatım dilinin yer yer sembolik yükü oldukça ağır basıyor. 6.9 olan IMDb puanı, aslında bu filmin herkes için tasarlanmadığının kanıtı niteliğinde. Bazı izleyiciler bu hikayeyi duygusal bir boşluk olarak görürken, bazıları ise görsel ve felsefi bir deneyim olarak sahipleniyor. Teknik açıdan bakıldığında, Darren Aronofsky‘nin yarattığı dünyanın, döneminin ötesinde bir görsel dile sahip olduğunu inkar etmek güç. Ancak anlatıdaki kopukluklar ve metaforların yoğunluğu, hikayenin bütünlüğünü yer yer zayıflatıyor. Saf bir anlatım bekleyenler için yorucu, sembollerle kurulan bir dünya arayanlar içinse oldukça doyurucu bir seyir süreci yaşanıyor.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Bu yapım, hızlı kurgularla ilerleyen, olay odaklı filmlerden ziyade karakterin iç dünyasındaki karmaşayı anlamaya çalışan izleyiciler için biçilmiş bir kaftandır. Eğer hayatın sonluluğu, aşkın ölümsüzlükle olan tekinsiz ilişkisi ve zamanın aslında sadece bir algıdan ibaret olabileceği fikri ilginizi çekiyorsa, bu film sizin için bir başucu yapımı olabilir. Bilim kurgunun soğuk ve steril dünyası ile romantik dramanın yoğun duygusallığını aynı potada eriten bir yapı arıyorsanız, bu tercih sizi memnun edecektir. Ancak net bir hikaye akışı, her sorunun cevabını veren bir final ve hızlı tempolu aksiyon sahneleri bekleyenler için bu film, oldukça yabancı bir kıta gibi gelebilir. Sabırlı bir izleyici profiline sahipseniz, görselliğin ön planda tutulduğu ve müziklerin adeta karakterler kadar önemli bir rol üstlendiği bu duygusal derinliği keşfetmelisiniz. Ölüm gerçeğini farklı bir perspektiften ele alan, yer yer şiirsel ve yer yer fazlasıyla melankolik bir yolculuğa hazır olan herkes, bu yapımı kendi kriterleriyle mutlaka değerlendirmelidir.
Film, bittiğinde zihinde bıraktığı soru işaretleriyle yaşamaya devam eden türden bir çalışma. Kendi gerçeğinizi sorgularken, yönetmenin sunduğu bu görsel dünyanın içinde kaybolmak veya mesafeli durmak tamamen izleyicinin kendi duygusal birikimiyle alakalı. Nihayetinde bu bir filmden ziyade, üzerine uzun süre düşünülmesi gereken görsel bir ağıt niteliği taşıyor.
















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!