Örümcek Adam: Örümcek Evreninde
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Örümcek Adam: Örümcek Evreninde, sinema salonlarının o tozlu havasını solumuş bizler için sadece bir film değil, adeta görsel bir başkaldırı olarak hayatımıza girdi. Uzun zamandır süper kahraman filmlerinin birbirini tekrar eden, fabrikasyon üretimlerine o kadar alışmıştık ki, karşımıza çıkan bu yapım ezberlerimizi bir çırpıda bozup attı. New York sokaklarının o neon ışıklı, kaotik ama büyüleyici atmosferini damarlarınızda hissederken, kendinizi bir anda çizgi roman karelerinin içinde buluyorsunuz. Eğer bu janra karşı bir önyargınız varsa bile, en azından bir kez Örümcek Adam: Örümcek Evreninde izle seçeneğine şans vermeniz, neden bu kadar gürültü kopardığımızı anlamanıza yetecektir. Bu film, teknoloji ile sanatın nasıl bir araya gelip yeni bir dil yaratabileceğinin en somut, en canlı kanıtı niteliğinde.
Örümcek Adam: Örümcek Evreninde Konusu
Hikayemiz, Brooklyn’de yaşayan ve kendi iç dünyasında kimlik arayışı içindeki Miles Morales’in etrafında şekilleniyor. Babası bir polis memuru, kendisi ise yeni başladığı elit okulda yabancılık çeken, graffiti tutkunu sıradan bir genç. Ancak, radyoaktif bir örümcek tarafından ısırılmasıyla Miles’ın hayatı, bildiğimiz Peter Parker’ın dünyasıyla kesişiyor. Kingpin’in paralel evrenleri birbirine bağlamaya çalışan devasa makinesi, işleri rayından çıkarınca, sadece bizim bildiğimiz Örümcek Adam değil, başka evrenlerden gelen farklı Örümcek kahramanlar da Miles’ın dünyasına düşüyor. Miles, bir yandan yeni kazandığı güçlerini kontrol etmeyi öğrenmeye çalışırken, bir yandan da hayattan bezmiş, göbekli ve depresif bir Peter B. Parker ile sıra dışı bir mentorluk ilişkisi kuruyor. Miles’ın asıl mücadelesi sadece şehri yok olmaktan kurtarmak değil; o maskenin ağırlığını taşıyıp taşıyamayacağına karar vermesi ve kendi özgün kahramanını yaratma sürecidir.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Açık konuşmak gerekirse, süper kahraman külliyatının suyunu çıkaran o klişe senaryolardan bıkmış bir eleştirmen olarak bu filme mesafeli yaklaşmıştım. Fakat yönetmen koltuğundaki **Bob Persichetti**, **Peter Ramsey** ve **Rodney Rothman** üçlüsü, bana yanıldığımı öyle bir gösterdi ki, şapka çıkarmaktan başka çarem kalmadı. Animasyon tekniklerini sadece bir araç olarak değil, anlatının bir parçası olarak kullanmaları dahice. Miles’ın karakter gelişimine paralel olarak değişen kare hızları (frame rate), sinema tarihinde nadiren görebileceğimiz bir detaycılık örneği. **Shameik Moore**, Miles karakterine o kadar sahici bir kırılganlık yüklemiş ki, onun her bir tereddüdünü kalbinizde hissediyorsunuz. **Jake Johnson**’ın seslendirdiği Peter B. Parker ise son yılların en dürüst, en insancıl kahraman portrelerinden birini çiziyor. Yan rollerde **Hailee Steinfeld**, **Mahershala Ali** ve **Brian Tyree Henry** gibi devleşen isimlerin olması, filmin dramatik yükünü inanılmaz bir seviyeye taşıyor.
Bana sorarsanız, IMDb puanının 8.4 civarında olması bile bu filmin başarısını tam olarak açıklamaya yetmez. Çünkü karşımızda sadece bir çizgi film yok; her karesi Ben-Day noktalarıyla, el çizimi dokularıyla ve graffiti estetiğiyle işlenmiş bir sanat eseri var. Film, ritmini bir an bile düşürmezken, duygusal anlarda da seyirciyi yakalamayı biliyor. Miles ve amcası Aaron arasındaki ilişki, çoğu canlı aksiyon filminde bile bu kadar derin işlenememişken, bu yapımın başarısını sadece teknikle açıklamak haksızlık olur. Müzik kullanımından kurgusuna kadar her şey o kadar yerli yerinde ki, eleştirecek bir gedik bulmak için cımbızla aramanız gerekiyor. Bu film, türün zirve noktasıdır.
Bu Filmi Kimler İzlemeli?
Eğer animasyonun sadece çocuklara yönelik bir tür olduğunu düşünüyorsanız, bu film sizin için en büyük ders olacak. Sinemanın sınırlarının nereye kadar uzanabileceğini görmek isteyen her sinefilin bu deneyimi yaşaması şart. Aksiyon arayanları zaten fazlasıyla tatmin edecek olan bu yapım, aynı zamanda estetik bir bütünlük ve derinlikli bir büyüme hikayesi bekleyenleri de mest edecektir. Çizgi roman okumayı sevenler için her karesi birer sürpriz yumurta niteliğinde olan bu evrene girmek için daha fazla beklemeyin. Kendinizi Brooklyn’in o canlı sokaklarına ve boyutlar arası bu çılgın yolculuğa bırakın. İzledikten sonra, neden o meşhur maskeyi herkesin takabileceğine dair inancınızın tazelendiğini hissedeceksiniz.























Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!