Teksas Katliamı 2
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Teksas Katliamı 2 (1986), ilk filmin o boğucu ve gerçekçi teröründen sonra izleyiciyi resmen ters köşeye yatıran bir deneyim sunuyor. İnternetin dehlizlerinde Teksas Katliamı 2 izle seçeneğine tıkladığın an, 80’lerin o kontrolsüz ve gürültülü dünyasına bodoslama dalıyorsun demektir. Orijinal adıyla The Texas Chainsaw Massacre 2, serinin ilk halkasındaki o çiğ, belgeselvari havayı bir kenara fırlatıp işin içine grotesk bir mizah ve absürtlük katıyor. Bu değişim kimilerini hayal kırıklığına uğratabilir ama aslında yönetmenin kendi mirasıyla nasıl dalga geçtiğini görmek hakikaten acayip bir his. Film, insanın içindeki o karanlık odayı bir lunaparka çeviriyor; her köşeden ne çıkacağı belli değil ve çıkan şey genellikle ya kanlı bir testere ya da akıl almaz bir kahkaha oluyor. Tobe Hooper, bu devam filminde korkuyu sadece çığlık atmak olarak görmemiş, onu bir karnaval havasına sokarak izleyicinin zihnini bulandırmayı hedeflemiş. Bu öyle bir film ki, bittiğinde insanın damağında paslı bir metal tadı ve kulaklarında dinmeyen bir motor gürültüsü kalıyor.
Teksas Katliamı 2 Konusu
Hikayemiz, Teksas’ın güneşin altında kavrulan o ıssız otoyollarından birinde, iki gencin başına gelen korkunç olayla start alıyor. Vanita ‘Stretch’ Brock isminde bir radyo programcısı, canlı yayın sırasında bu gençlerin uğradığı vahşi saldırıyı saniye saniye kaydediyor. Hattın diğer ucundaki o metalik testere sesi, sadece bir cinayetin değil, yıllardır yeraltında saklanan yamyam bir ailenin geri dönüşünün de habercisi oluyor. Stretch, bu korkunç kaydı aldıktan sonra kendini geri dönüşü olmayan bir yolun içinde buluyor. Olayın peşini bırakmayan sadece o değil; yıllar önce yeğenlerini bu canavarlara kurban vermiş olan eski bir asker, Lefty Enright da intikam ateşiyle yanıp tutuşuyor. İkili bir araya geldiğinde, iş sadece bir suçluyu yakalamak olmaktan çıkıp resmen bir yeraltı krallığına yapılan intihar dalışına dönüşüyor. Sawyer ailesinin terk edilmiş bir lunaparkın altındaki o ürkütücü sığınağı, insan etinden ve kemikten yapılmış bir kabus evi gibi karşılarına dikiliyor. Olaylar geliştikçe, kimin avcı kimin av olduğu birbirine karışıyor ve o meşhur motorlu testere bu sefer intikamın sesi olarak yankılanıyor.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
IMDb puanının 5.7 olması seni sakın yanıltmasın; bu rakam filmin kötü olduğunu değil, ne kadar bölücü ve sıra dışı olduğunu gösteriyor. Tobe Hooper, ilk filmdeki o gerçekçi çiğliği burada neon ışıklarıyla süslenmiş bir kabus komedisine çevirmiş. Dennis Hopper tarafından canlandırılan Lefty karakteri, resmen kontrolünü kaybetmiş bir intikam makinesi gibi ekranda devleşiyor. Elinde iki devasa testereyle bir yeraltı tünelinde dans etmesi, sinema tarihinin en tuhaf ama bir o kadar da akılda kalıcı anlarından biri. Caroline Williams ise Stretch karakterine o kadar sahici bir korku ve direnç katmış ki, çığlıkları kulaklarında çınlarken onun hayatta kalma azmine saygı duymadan edemiyorsun. Filmin asıl yıldızı ise Sawyer ailesinin her bir ferdi. Bill Moseley, Chop Top karakteriyle resmen oyunculuk dersi veriyor; o kadar itici ve o kadar büyüleyici bir delilik hali var ki sahnelerden gözünü alamıyorsun. Bill Johnson tarafından hayat verilen Leatherface ise bu filmde daha duygusal, hatta garip bir şekilde aşık olan bir figür olarak karşımıza çıkıyor. Bu durum korkuyu azaltmıyor, aksine sahneleri daha rahatsız edici ve tekinsiz kılıyor. Efektlerin arkasındaki isim olan Tom Savini, her sahnede ustalığını konuşturmuş; o deri maskeler, kesilen uzuvlar ve yeraltı sığınağının dekoru insanın midesini bulandırırken bir yandan da o emeğin kalitesine hayran bırakıyor. Bu film, ilk filmin o saf korkusunu arayanlar için bir hayal kırıklığı olabilir ama 80’lerin o kaotik ve enerjik ruhunu sevenler için bulunmaz bir cevher.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Teksas Katliamı 2, her korku severin harcı değil. Eğer sadece karanlıkta aniden zıplatan sahneler veya düz bir seri katil hikayesi arıyorsan bu film seni yorabilir. Ancak, bir yönetmenin kendi yarattığı türü nasıl yerle bir ettiğini görmek isteyenler, absürtlüğün ve kanın birbirine karıştığı o garip estetiği merak edenler bu yapıma şans vermeli. İnsanın sinir uçlarıyla oynayan, mantığın değil de içgüdülerin ve deliliğin hüküm sürdüğü bir atmosfere girmek istiyorsan doğru yerdesin. Özellikle 80’li yılların o abartılı, renkli ama bir o kadar da kirli estetiğine hayran olanlar için bu film resmen bir hazine. Aile kavramının en çarpık, en hastalıklı halini izlemekten çekinmeyen ve \”korkarken bir yandan da neden gülüyorum?\” sorusunu kendine sormaktan hoşlanan izleyiciler Stretch ve Lefty’nin bu karanlık yolculuğundan büyük keyif alacaktır. Bu, sadece bir korku filmi değil; bir devrin, bir janrın ve bir yönetmenin en çılgın dışavurumu.
















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!