Teksas Katliamı 3
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Teksas Katliamı 3 (Teksas’ta Vahşet) ya da orijinal ismiyle Leatherface: The Texas Chainsaw Massacre III 1990, korku sinemasının en kirli, en paslı ve en tekinsiz miraslarından birini sırtlanmaya çalışırken o eski elektrikli testerenin gürültüsünü yeniden kulaklarımıza kazıyor. 90’ların hemen başında, slasher türünün artık kabuk değiştirdiği ve seyircinin daha fazla kan, daha fazla vahşet talep ettiği bir dönemde karşımıza çıkan bu yapım, serinin fanatikleri için her zaman tartışmalı bir durak oldu. Eğer internetin karanlık köşelerinde Teksas Katliamı 3 izle arayışına girdiyseniz ve bu vahşete ortak olmayı planlıyorsanız, sizi neyin beklediğini dürüstçe konuşmak gerekiyor. Film, 70’lerin o çiğ ve rahatsız edici atmosferini modern tekniklerle birleştirme çabasında olsa da, aslında sadece saf bir hayatta kalma mücadelesinin en sert hallerinden birini sunuyor. Bu yapım, serinin ilk iki filminden gelen o ağır psikolojik yükü bir kenara bırakıp, doğrudan fiziksel bir tehdidin ve aile bağlarının sapkın doğasının üzerine gidiyor.
Teksas Katliamı 3 Konusu
Hikaye, medeniyetin çok uzağında, Teksas’ın güneşten kavrulmuş ve kurumuş topraklarında yol alan bir grup üniversite öğrencisinin, rotalarını yanlışlıkla bir kabusa kırmasıyla başlıyor. Tatil planları yapan bu genç ekip, ana yoldan sapıp ıssız bir kestirmeye girdiklerinde, aslında geri dönüşü olmayan bir tuzağın içine adım attıklarını fark etmiyorlar. Teksas’ın o meşhur sessizliğinin altında saklanan deri yüzlü canavar ve onun akşam yemeğinde ne yiyeceği konusunda oldukça seçici olan sapkın ailesi, yeni kurbanlarını büyük bir iştahla bekliyor. Film, karakterlerin hayatta kalmak için ne kadar ileri gidebileceklerini sorgularken, kaçış yollarının her birinin yeni bir dehşete çıktığı bir labirent kurguluyor. Karakterlerin tek silahı akılları ve anlık refleksleriyken, karşılarındaki canavarların tek motivasyonu ise hayvansal bir açlık ve köklerine olan hastalıklı bağlılıkları. Olaylar silsilesi, kaçan ile kovalayan arasındaki ince çizginin nerede koptuğunu ve insanın hayatta kalma içgüdüsünün hangi noktalarda canavara dönüşebileceğini gösteriyor.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Yönetmen koltuğunda oturan Jeff Burr, serinin ilk filmlerindeki o klostrofobik ve psikolojik gerilimi, 90’ların aksiyon soslu korku anlayışıyla harmanlamaya çalışmış. Ancak dürüst olmak gerekirse, film IMDb üzerindeki 5.4 puanının her bir hücresini hak eden bir yapıda. Bu kötü bir film olduğu anlamına gelmiyor, sadece beklentiyi çok yüksek tutanların hüsrana uğrama ihtimalini hatırlatıyor. Oyuncu kadrosuna baktığımızda henüz kariyerinin basamaklarını tırmanmaya çalışan Viggo Mortensen gibi bir ismi görmek, filmin en büyük sürprizi ve belkidi en güçlü yanı. Karakterindeki o tekinsiz karizmayı Viggo Mortensen başarıyla yansıtıyor. Öte yandan Kate Hodge ve Ken Foree gibi isimler, korku filmi klişesi olan “bağıran kurban” portresinden biraz daha fazlasını sunmaya gayret ediyorlar. R.A. Mihailoff ise Leatherface rolünde, o devasa ve korkutucu fiziksel varlığıyla gereken tehdit algısını yaratmayı başarıyor. William Butler kadrodaki diğer isimlerle beraber bu kanlı oyuna dahil oluyor. Filmin ritmi zaman zaman düşse de, özellikle metalin ete değdiği o kırılma anlarında film vites yükseltiyor. Kurgudaki bazı kopukluklar ve senaryodaki mantık hataları göz ardı edilemeyecek kadar belirgin, fakat türün meraklıları için bu tür kusurlar genelde görmezden gelinir. Görsel yönden ise 90’ların o sert ve grenli yapısı, filmin karanlık ruhuna hizmet ediyor.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Eğer paslı bir testere sesinin yarattığı o tuhaf huzursuzluğu seviyorsanız ve 90’ların sansürden geçmiş ama yine de vahşetinden bir şey kaybetmemiş korku filmlerine özlem duyuyorsanız, bu film size göre. Modern sinemanın o steril ve fazla parlatılmış korku anlayışından sıkılan, daha çamurlu, daha kirli ve daha dürüst bir slasher arayanlar bu yapımda aradıklarını bulabilir. Viggo Mortensen’in yıldızlaşmadan önceki o tekinsiz hallerini görmek isteyen sinema tarihçileri için de bu film ilginç bir deneyim olacaktır. Mantık aramak yerine atmosferin içinde kaybolup, bir ailenin deliliğinin nereye varabileceğini görmek isteyenler ekrana kilitlenebilir. Ancak uyarıyorum; eğer hassas bir mideniz varsa veya köy yollarındaki kühnelik sizi geriyorsa, bu filmden sonra yola çıkarken iki kez düşünmek zorunda kalabilirsiniz. Teksas Katliamı 3, herkesin sevebileceği bir film değil, ancak o tozlu raflardan çıkarılıp hak ettiği ilgiyi görecek kadar cesur sahneleri barındırıyor. Deri yüzün o ifadesiz maskesinin altındaki boşluğa bakmaya hazır olanlar için bu yolculuk sürprizlerle dolu.

















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!