Tetikçiler
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Tetikçiler (2012), zamanın hem bir hapishane hem de bir kurtuluş yolu olarak tasarlandığı o keskin ve puslu atmosferiyle, sinema dünyasında kendine has bir yer ediniyor. Orijinal adıyla Looper, bilim kurgunun o teknik ve soğuk yapısını bir kenara itip insan ruhunun en derinindeki bencilliği ve hayatta kalma içgüdüsünü merkeze alıyor. Geleceğin aslında ne kadar tekinsiz ve yozlaşmış olabileceğine dair sert bir projeksiyon sunan film, bizi teknolojinin getirdiği mucizelerden ziyade bu gücün insanoğlunun ellerinde nasıl bir vahşet aracına dönüştüğüyle yüzleştiriyor. Tetikçiler izle seçeneğiyle bu dünyaya adım atan her izleyici, karşısında sadece teknolojik oyuncaklar değil; açlık, pişmanlık ve hayatta kalmak için neleri feda edebileceğini sorgulayan kanlı canlı karakterler buluyor. Filmin kurduğu bu evren, izleyiciyi içine çeken o ağır havasıyla daha ilk sahnelerden itibaren vaat ettiği gerilimi iliklere kadar hissettiriyor. Burada zaman yolculuğu bir keşif unsuru değil, sistemin en büyük çöplüğünü temizlemek için kullanılan soğuk ve mekanik bir araç olarak karşımıza çıkıyor. Bu döngüsel mantık, filmi sıradan bir aksiyon filminden ayırıp onu daha çok bir kara film atmosferine büründürerek izleyicinin zihninde kalıcı izler bırakıyor.
Tetikçiler Konusu
Hikayenin merkezinde Joe adında, işini sadece para için yapan ve kurbanlarını 30 yıl sonrasından gelen paketler olarak gören bir infazcı yer alıyor. Bu düzende zaman yolculuğu yasa dışı olsa da mafyanın elindeki en etkili temizlik yöntemi haline gelmiş. Cesetlerden kurtulmanın imkansızlaştığı bir gelecekte, hedefler geçmişe gönderiliyor ve Joe gibi tetikçiler onları tarlanın ortasında bekleyip tetiği çekiyor. Joe için hayat, biriktirdiği gümüş barlardan ve bir gün emekli olacağı o anın hayalinden ibaret. Ancak bu sistemin kendi içinde acımasız bir kuralı var: Bir gün kendi geleceğinle yüzleşmek ve o tetiği kendi yansımana karşı çekmek zorundasın. Buna döngüyü kapatmak deniyor ve bu an geldiğinde Joe’nun bütün dünyası yerle bir oluyor. Karşısına çıkan kurbanın maskesi düştüğünde ve o maskenin altındaki yaşlı yüzün kendisine ait olduğunu anladığında, kurulan bütün o mekanik düzen parçalanıyor. Kendi geleceğini öldürmek ya da o geleceğin peşinden giderek tüm sistemi karşısına almak arasında kalan bir adamın çaresizliği, filmin ana motorunu oluşturuyor. Olaylar geliştikçe, sıradan bir kaçış öyküsü, bir çocuğun potansiyel geleceği ve bir kadının fedakarlığı üzerinden çok daha derin bir hesaplaşmaya dönüşüyor. Yan karakterlerin motivasyonları ve ana çatışmaya dahil olma biçimleri, hikayenin katmanlarını daha da zenginleştirerek basit bir kovalamacanın ötesine geçiyor.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Yönetmen koltuğunda oturan Rian Johnson, karmaşık bir konuyu oldukça sade ama vurucu bir dille anlatmayı başarıyor. Filmin en büyük kumarı, Joseph Gordon-Levitt ve Bruce Willis gibi iki farklı ekolü aynı karakterin iki farklı dönemi olarak karşımıza çıkarması. Joseph Gordon-Levitt, yaşlı halini canlandıran Bruce Willis‘e benzemek için ağır makyajların altına girmiş olsa da asıl başarısı o bakışlardaki donukluğu ve yaşlı Joe’nun pişmanlıklarını kopyalama biçiminde saklı. Bruce Willis ise uzun zamandır görmediğimiz o yorgun ama kararlı aksiyon yıldızı personasını bu filmde zirveye taşıyor. Kadronun gizli kahramanı ise kesinlikle Emily Blunt. Hikayeye dahil olduğu andan itibaren tempoyu ve duygusal derinliği bambaşka bir seviyeye çekiyor. Paul Dano ve Noah Segan gibi isimlerin yan rolleri ise hikayenin o tekinsiz havasını besleyen unsurlar olarak öne çıkıyor. Filmin eksik kaldığı noktalar yok değil; zaman yolculuğunun mantık sınırlarını zorlayan bazı anlar, türün sadık takipçilerini biraz huzursuz edebilir. Bazı kısımlarda temponun aşırı düşmesi, hikayenin odağını aksiyondan koparıp durağan bir dramaya çevirmesi riskli bir tercih olmuş. IMDb puanı olan 6.9, aslında filmin hakkını tam olarak teslim etmiyor gibi görünse de bu puanın altında yatan nedenlerin başında türler arasındaki keskin geçişler geliyor olabilir. Kurgu, geçmişteki değişimlerin geleceği anlık olarak nasıl etkilediğini gösteren sahnelerde o kadar yaratıcı ki, benzeri filmlerdeki o hantal açıklamalara hiç ihtiyaç duymuyor. Yine de son düzlükte hikayenin biraz fazla tesadüfe ve duygusal patlamaya yaslandığını söylemek mümkün. Özellikle ikinci yarıdaki çiftlik sahnelerinde hikayenin hızı düşse de karakterlerin iç dünyasına yapılan yolculuk bu açığı kapatıyor.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Zamanın doğası, kaderin değiştirilebilirliği ve bir insanın kendiyle hesaplaşması gibi felsefi alt metinlerden keyif alanlar için bu film biçilmiş kaftan. Sadece patlamalar ve dövüş sahneleri değil, izledikten sonra üzerinde saatlerce konuşulacak bir mantık örgüsü arayanlar bu yapıma mutlaka şans vermeli. Özellikle karakter odaklı bilim kurgu sevenler, yani teknolojik oyuncaklardan ziyade insan tercihlerinin sonuçlarına odaklanan kitle, Joe’nun bu çıkmazında kendinden çok şey bulacaktır. Öte yandan, her detayın matematiksel olarak açıklanmasını bekleyen sert bilim kurgu meraklıları, zaman yolculuğu paradokslarına çok fazla kafa yoranlar için bazı noktalar sinir bozucu olabilir. Eğer hızlı akan, hiç durmayan bir çatışma silsilesi bekliyorsanız hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz çünkü bu film yer yer durup nefes alan, karakterlerin sessizliğine güvenen bir yapıya sahip. Kaderini kendi elleriyle yazmaya çalışanların, hatalarının bedelini en ağır şekilde ödeyen karakterlerin ve karanlık bir gelecek tasvirinin peşinden gidenlerin kesinlikle kaçırmaması gereken bir iş. Duygusal derinliği olan, karakterlerin gri alanlarda dolaştığı yapımlara ilgi duyuyorsanız, bu döngünün içine girmekten pişman olmayacaksınız. Ancak safi bir aksiyon ya da kolay tüketilecek bir çerezlik film arayanlar için Tetikçiler biraz fazla kasvetli ve yoğun gelebilir.
















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!