Aşka Yolculuk
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Aşka Yolculuk (Leap Year), hayatın sadece planlardan ve listelerden ibaret olmadığını, bazen en doğru yolun yolunu kaybetmekten geçtiğini anlatan o yalın hikayelerden biri. Modern dünyanın hızı içinde her şeyi kontrol etmeye çalışan bir kadının, İrlanda’nın hırçın doğasında ve sükunetinde kendi gerçeğiyle çarpışmasını izliyoruz. Eğer bir şeyler izlemek için ekran karşısına geçtiyseniz ve ruhunuzu yormayacak ama kalbinize dokunacak bir seçenek arıyorsanız, Aşka Yolculuk izle aramanızın karşılığı olan bu film, sizi konfor alanınızdan çıkarıp yeşilin her tonuna davet ediyor. Hikaye, duygusal bir boşluğu doldurmaktan ziyade, o boşluğun neden var olduğunu anlamaya çalışırken izleyiciyi de kendi sorgulamalarının içine çekiyor.
Aşka Yolculuk Konusu
Hikayenin merkezinde, Boston’da yaşayan ve başarılı bir emlak danışmanı olan Anna Brady bulunuyor. Anna’nın hayatı mükemmeliyet üzerine kurulu; evinden giyimine, ilişkisinden kariyerine kadar her detay santim santim hesaplanmış durumda. Dört yıldır beraber olduğu sevgilisi Jeremy, parlak bir kardiyologdur ve Anna artık parmağında o beklediği yüzüğü görmek istemektedir. Ancak beklenen teklif bir türlü gelmeyince, Anna eski bir İrlanda geleneğinden güç alarak ipleri eline almaya karar verir. İnanışa göre, dört yılda bir gelen 29 Şubat günü kadınlar erkeklere evlenme teklif edebilir ve erkeklerin bunu reddetme şansı yoktur. Jeremy bir konferans için Dublin’de olunca, Anna da büyük planını gerçekleştirmek üzere yola koyulur.
Fakat doğa, Anna’nın titiz planlarına pek de saygı duymaz. Kötü hava koşulları uçağın rotasını değiştirir ve Anna kendini İrlanda’nın ıssız bir kıyısında, Dublin’den kilometrelerce uzakta bulur. Onu hedefine ulaştırabilecek tek kişi ise yerel bir bar işletmecisi olan Declan’dır. İkilinin yolculuğu, sadece coğrafi bir yer değiştirme değil; aynı zamanda iki zıt karakterin, değer yargılarının ve hayata bakış açılarının sert bir çarpışmasıdır. Lüks otellerin ve steril hayatın içinden gelen bir kadının, çamurlu yolların ve eski geleneklerin ortasında ayakta kalma çabası, hikayeyi klasik bir yol hikayesinden çok daha fazlasına dönüştürür. Yol boyunca yaşanan aksilikler, kaybedilen eşyalar ve kaçırılan trenler, aslında Anna’nın hayatındaki sahteliklerin dökülmesine neden olan birer basamağa dönüşür.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Yönetmen Anand Tucker, romantik komedi türünün o çok sevilen ama bir o kadar da tehlikeli olan “zıt kutuplar birbirini çeker” formülünü, İrlanda’nın melankolik ve huzurlu atmosferiyle birleştiriyor. 6.9 IMDb puanı, filmin türdaşları arasındaki yerini dürüstçe özetliyor; devrim niteliğinde bir yenilik sunmuyor ancak vadettiği o sıcak ve samimi duyguyu eksiksiz bir şekilde teslim ediyor. Amy Adams, karakterinin başlangıçtaki kontrol takıntılı ve hafif itici halini, yolculuk ilerledikçe öyle bir kırılganlığa dönüştürüyor ki, onunla empati kurmamak imkansız hale geliyor. Oyuncunun yüzündeki her ifade, otoplastik bir düzenin içinden çıkıp gerçek dünyayla tanışan bir insanın şaşkınlığını yansıtıyor.
Matthew Goode ise Declan karakterinde harikalar yaratıyor. Mesafeli, alaycı ama bir o kadar da derinliği olan bir adamı canlandırırken, romantik komedilerin o tek taze jön kalıplarından uzak duruyor. Onun sessizlikleri, Anna’nın bitmek bilmeyen konuşmalarından çok daha fazla şey anlatıyor. Aralarındaki kimya, yavaş yavaş demlenen bir çay gibi; ilk başta soğuk ve uyumsuz görünse de zaman geçtikçe tatlanıyor. Adam Scott, Anna’nın Boston’daki mükemmel sevgilisi Jeremy rolünde, materyalist dünyanın temsilcisi olarak tam da olması gerektiği kadar yüzeysel duruyor. Öte yandan usta oyuncu John Lithgow’un varlığı ve Noel O’Donovan gibi yerel dokuyu güçlendiren isimler, filmin dünyasını daha gerçekçi kılıyor.
Filmin en büyük başarısı, İrlanda’yı sadece bir manzara olarak kullanmak yerine, onu hikayenin ruhuna yedirmesi. Yağmurun yağış şekli, rüzgarın sesi ve o meşhur taş kaleler, karakterlerin dönüşümüne eşlik ediyor. Sinematografi, izleyiciyi boğmadan o nemli ve taze havayı hissettiriyor. Teknik açıdan baktığımızda, kurgunun ritmi bazı yerlerde biraz hızlansa da duygusal anların hakkını vermek için durmayı biliyor. Filmin zayıf halkası ise bazı tesadüflerin fazlasıyla zorlama gelmesi ve finalin türün gereği biraz fazla tahmin edilebilir olması. Ancak bu, filmin size hissettirdiği o iyileştirici gücü gölgelemiyor.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Bu yapım, hayatın hızı içinde nefes almayı unutanlar ve her şeyi bir plana sığdırmaya çalışırken anın tadını kaçıranlar için bir hatırlatıcı niteliğinde. Eğer büyük patlamalar, karmaşık kurgular veya ağır felsefi metinler aramıyorsanız; sadece iki insanın birbirini tanıma sürecindeki o küçük kıvılcımları görmek istiyorsanız bu film tam size göre. İrlanda kültürüne, o kendine has mizah anlayışına ve doğanın insan üzerindeki o terbiye edici gücüne ilgi duyanlar ekran başında keyifli vakit geçirecektir. Romantik türün içindeki o yapay tatlardan sıkılan, daha toprak kokan ve dürüst bir ilişki dinamiği görmek isteyenler için Aşka Yolculuk, beklentiyi fazlasıyla karşılayan bir durak. Kendi içsel yolculuğuna çıkmak için bir işaret bekleyenlerin, Anna’nın o topuklu ayakkabılarla çamurda yürümeye çalıştığı sahnelerde kendinden çok şey bulacağına eminim.
















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!