Ekmek Kızartma Makinesi
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Ekmek Kızartma Makinesi, insanın sahip olma tutkusunun ne kadar ileri gidebileceğini, sıradan bir mutfak gerecinin nasıl bir kıyamet alametine dönüşebileceğini anlatan, sinir uçlarına dokunan cinsten bir hikaye. Orijinal adıyla Toaster, mülkiyet kavramının bir insanın ruhunda açtığı o karanlık dehlizleri absürt bir mizah ve kan donduran bir gerilimle harmanlayarak sunuyor. Eğer insan psikolojisinin en tuhaf, en takıntılı hallerini ve bir eşyanın nasıl bir cinayet sebebine dönüşebileceğini merak ediyorsanız, Ekmek Kızartma Makinesi izle arayışınız sizi tam olarak bu sosyopatça ama bir o kadar da sürükleyici döngünün içine bırakacak. Yönetmen Vivek Daschaudary, modern insanın eşyaya yüklediği anlamı o kadar uç bir noktaya taşıyor ki, ekran başında hem karakterin cimriliğine öfkeleniyor hem de olayların kontrolden çıkışını dehşetle takip ediyorsunuz. Film, basit bir objenin etrafında dönen kaosu, Hindistan sinemasının o kendine has enerjisi ve keskin gözlem gücüyle birleştirerek, alışılagelmiş aksiyon-komedi kalıplarını altüst ediyor.
\n\n
Ekmek Kızartma Makinesi Konusu
\n
Hikayenin merkezinde, cebinden çıkan her kuruş için kalbi sıkışan, cimriliğiyle nam salmış Ramakant var. Ramakant için hayat, birikim yapmaktan ve maliyetleri kısmaktan ibaretken, bir arkadaşının düğünü için aldığı hediye tüm dengesini bozuyor. Seçtiği hediye, aslında kendi standartlarına göre bile fazla \”değerli\” bulduğu bir ekmek kızartma makinesi. Hediye verildikten sonra, bu sıradan ev aletine karşı içinde engelleyemediği, hastalıklı bir aidiyet duygusu gelişmeye başlıyor. Kendi eliyle başkasına verdiği bir şeyi aslında hala kendine aitmiş gibi hissetmesi, Ramakant’ı akıl almaz bir takibe ve sonrasında önlenemez bir kaosa sürüklüyor. Olaylar sadece bir eşyayı geri alma isteğinden çıkıp, mülkiyet üzerinden bir onur meselesine ve sonrasında bir hayatta kalma savaşına dönüşüyor. Küçük bir kıvılcımın nasıl koca bir yangını başlattığına tanık olurken, Ramakant’ın bu takıntısı çevresindeki herkesin hayatını bir kabusa çevirmeye yetiyor. Bir düğün hediyesinin yarattığı bu zincirleme felaket, toplumsal ilişkilerin ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğunu ve insanın içindeki o bastırılmış canavarın ne zaman uyanacağını merak uyandıran bir dille aktarıyor.
\n\n
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
\n
Filmin IMDb puanı olan 6.0, aslında bu yapımın ne kadar bölücü ve sıra dışı olduğunun bir kanıtı gibi. Yönetmen Vivek Daschaudary, izleyiciyi konfor alanından çıkarıp, bir insanın cimriliği yüzünden ne kadar alçalabileceğini göstermekten çekinmemiş. Ramakant karakterine hayat veren Rajkummar Rao, her zamanki gibi karakterin o tekinsiz, rahatsız edici ama bir şekilde anlaşılabilecek yanlarını muazzam bir yetenekle sergiliyor. Onun yüzündeki o sinsi kararlılığı izlerken, insanın doğasındaki bencillikten irkilmemek elde değil. Sanya Malhotra ise Shilpa rolünde, bu kaosun ortasında dengeleyici ve filmin duygusal yükünü sırtlayan bir performans sergileyerek hikayeye derinlik katıyor. Abhishek Banerjee kadronun o tekinsiz havasını destekleyen en önemli isimlerden biri olarak yine farkını ortaya koymuş. Filmin en başarılı tarafı, absürt komediden kanlı bir aksiyona geçiş yaparken o ince çizgiyi çok iyi koruması. Bazen kahkahalarınız boğazınızda düğümleniyor çünkü olayların gerçekliği aslında hepimizin içindeki o \”benim olan benimdir\” dürtüsünü kaşıyor. Bazı sahnelerde tempo biraz sarsılsa da, yönetmenin yarattığı o gergin atmosfer son dakikaya kadar etkisini yitirmiyor. Müziklerin kullanımı ve sahnelerin tonlaması, sıradan bir mutfak eşyasını bir korku unsuru haline getirmeyi başarıyor.
\n\n
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
\n
Eşya ile insan arasındaki o tuhaf ilişkiye dair sert bir eleştiri okumak isteyenler, özellikle de takıntılı karakterlerin başrolde olduğu filmleri sevenler için bu yapım bulunmaz bir nimet. Hayatın içinden gelen küçük detayların nasıl devasa trajedilere dönüşebileceğini görmek isteyen izleyici profiline hitap ediyor. Klasik aksiyon sinemasının dışına çıkıp, daha karanlık, daha alaycı ve insan ruhunun cimri tarafıyla yüzleşmeye hazır olanların bu hikayeden etkilenmemesi imkansız. Sadece bir şeyler kırılsın dökülsün diye değil, o kırılan dökülen şeylerin insanın içindeki hangi boşluğu dolduramadığını anlamak isteyenler ekran başına geçmeli. Eğer birinin mülkiyet hırsı uğruna neleri feda edebileceğini, bir cinayetin arkasındaki nedenin bazen sadece bir dilim kızarmış ekmek kadar basit olabileceğini görmek sizi heyecanlandırıyorsa, bu film listenizin başında yer almalı. Karanlık mizahı seven, hayatın içindeki anlamsız takıntıların getirdiği yıkıma ilgi duyan ve Hindistan sinemasının o modern, cesur yüzünü merak eden her sinemasever için bu yolculuk oldukça sarsıcı olacak.
















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!