Bir Külkedisi Masalı
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Bir Külkedisi Masalı, lise yıllarının o hem çok ağır hem de uçarı hafif hissettiren atmosferini, her şeye rağmen ayakta kalmaya çalışan bir genç kızın gözünden anlatan, zamanın tozlu raflarında eskimeyen bir hikaye. Modern dünyanın hızı içerisinde bazen durup nefes almak, o eski ve tanıdık duyguları yeniden hatırlamak istiyoruz. İnternetin henüz her şeyi bu kadar tüketmediği, samimiyetin ekranlardaki birkaç satır yazıda arandığı o günlere dönmek isteyenler için Bir Külkedisi Masalı izle seçeneği, aslında bir filmden fazlasını, kaybolan o çocuksu umudu vadediyor. Orijinal ismiyle A Cinderella Story, klasik bir masalın 2000’li yılların ruhuyla nasıl yeniden şekillenebileceğini gösterirken, aynı zamanda toplumun dışlanmışlarına ve hayalleri çalınmışlara sessiz bir selam gönderiyor. Bir cep telefonunun ekranında beliren mesajların, bazen gerçek dünyadaki tüm gürültüden daha gerçek olabileceğini hissettiren bu yapım, duygusal bir sığınak arayanlar için yerli yerinde duruyor.
Bir Külkedisi Masalı Konusu
Hikayenin merkezinde, babasını kaybettikten sonra üvey annesi ve onun iki kızıyla baş başa kalan Sam var. Ancak bu birliktelik bir aile sıcaklığından çok, bir hizmetçi-işveren ilişkisine dönüşmüş durumda. Sam, babasından miras kalan o eski lokantada, üvey annesinin bitmek bilmeyen istekleri ve kız kardeşlerinin kibri arasında sıkışıp kalmışken, tek kaçış noktasını sanal dünyada buluyor. Kendisine Göçebe diyen gizemli bir yabancıyla e-postalar ve mesajlar üzerinden kurduğu o bağ, Sam’in hayatındaki tek gerçek ışık haline geliyor. İkili, birbirlerinin kim olduğunu bilmeden hayallerini, korkularını ve Princeton Üniversitesi’ne gitme arzularını paylaşıyorlar. Ancak okulun en popüler çocuğu olan Austin Ames’in aslında o gizemli Göçebe olduğunu öğrenmesiyle Sam’in dünyası sarsılıyor. Bir yanda lokantanın bitmek bilmeyen işleri, diğer yanda üvey annesinin Sam’in geleceğini çalmak için kurduğu planlar varken, bu modern Külkedisi’nin cam pabuç yerine bir cep telefonunun izini sürmesi gerekiyor. Lise balosunda takılan maskelerin ardındaki gerçek kimlikler ortaya çıktığında, Sam’in kendi sesini bulma mücadelesi de asıl o zaman başlıyor. İşler sadece bir aşk hikayesi olmaktan çıkıp, bir genç kızın kendi kaderini tayin etme savaşına dönüşüyor.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Yönetmen koltuğunda oturan Mark Rosman, klasik bir anlatıyı alıp onu dönemin ruhuna uygun bir şekilde paketlemeyi başarmış. Filmin 6.6 olan IMDb puanı, aslında bu türdeki yapımlar için oldukça dürüst bir karşılık. Sanatsal bir devrim yapma iddiasında değil ama izleyicinin kalbine dokunma konusunda oldukça maharetli. Hilary Duff, o dönemdeki popülaritesinin hakkını vererek, Sam karakterinin o kırılgan ama inatçı yapısını çok doğal bir yerden yakalıyor. İzlerken onun çaresizliğini de, kazandığı küçük zaferlerdeki sevincini de yüzünde görebiliyorsunuz. Karşısında ise 2000’lerin o meşhur jönü Chad Michael Murray var; o popüler çocuk maskesinin altındaki mutsuz ve baskılanmış genci canlandırırken sırıtmıyor. Ancak filmin asıl gizli kahramanı kesinlikle Jennifer Coolidge. Üvey anne karakterine kattığı o absürt, narsist ve komik hava, filmi standart bir gençlik draması olmaktan çıkarıp, yer yer kara mizaha yaklaştırıyor. Regina King ise Sam’in hayatındaki o koruyucu anne figürünü o kadar sıcak bir yerden oynuyor ki, her sıkıştığınızda yanınızda böyle birinin olmasını istiyorsunuz. Sam’in en yakın arkadaşı rolünde izlediğimiz Dan Byrd, sadık dost kavramının altını başarıyla dolduruyor. Filmin ritmi, Sam’in yaşadığı zorluklar karşısında okuyucuyu veya izleyiciyi boğmuyor; aksine her düştüğünde kalkacağına dair bir inanç aşılıyor. Belki bazı sahneler fazla iyimser gelebilir ama bu zaten bir masal uyarlaması ve masalların o iyileştirici tarafına her zaman ihtiyacımız var. Teknik açıdan bakıldığında, 2004 yılının o renk paleti ve kıyafet seçimleri şimdi bakıldığında nostaljik bir keyif veriyor. Sam’in üzerindeki baskının dozajı bazen can yaksa da, hikaye finalde o hak edilmiş rahatlamayı izleyiciye sunmaktan çekinmiyor.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Bu film, sadece romantik bir hikaye arayanlar için değil, aynı zamanda kendini bir yerlere ait hissetmekte zorlanan herkes için yazılmış bir mektup gibi. Eğer lise yıllarının o acımasız hiyerarşisinden yorulduysanız veya birilerinin sizi sadece dış görünüşünüzle ya da popülaritenizle yargılamasından bıktıysanız, Sam’in mücadelesi size iyi gelecektir. İçinde bir yerlerde hala o mucizelere inanan, kötülerin eninde sonunda kaybedeceğini görmek isteyen ve samimiyetin her türlü gösterişten üstün olduğuna inanan izleyiciler bu yapımdan büyük keyif alacaktır. Kendi yolunu çizmek isteyen ama engellerle karşılaşan gençlerin, Hilary Duff’ın o azimli duruşundan alacağı çok ders var. Karmaşık senaryolardan, ağır dramlardan ve yorucu aksiyonlardan sıkılıp, ruhunuzu dinlendirecek dürüst bir dost tavsiyesi tadında bir şeyler arıyorsanız doğru yerdesiniz. Bu yapım, lise koridorlarında kaybolmuş hissedenlere, hayallerinin peşinden gitmek için cesaret arayanlara ve en önemlisi de gerçek sevginin bir maskenin ardında bile olsa bulunabileceğine inananlara hitap ediyor. Kendinizi bir anlığına da olsa dünyadan soyutlayıp, o pembe ve umut dolu atmosferin içine bırakmak istiyorsanız, bu masal tam size göre.
















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!