Hellboy 3
- Film Hakkında
- Oyuncular
- Yorumlar (0)
- Yorum Yap

Özet
Hellboy 3 dendiği zaman pek çok kişinin aklına o tanıdık, kırmızı ve boynuzları törpülenmiş devasa figür gelse de, 2019 yapımı bu yeniden çevrim meseleyi çok daha başka bir yerden tutuyor. Çizgi roman dünyasının en kendine has karakterlerinden biri olan bu kırmızı devin hikayesini yeniden beyaz perdede görmek isteyenler için Hellboy 3 2019 izle seçeneği, aslında beklediklerinden çok daha sert, kanlı ve gürültülü bir kapıyı aralıyor. Bu film, önceki serilerin masalsı havasını bir kenara bırakıp, tozun toprağın ve parçalanan uzuvların havada uçuştuğu bir kaosun içine dalıyor. İzleyiciyi daha ilk dakikadan itibaren, yer altında saklanan kadim karanlıklarla ve modern dünyanın karmaşasıyla yüzleştiriyor. Bu, sadece bir süper kahraman filmi değil; köklerini arayan, ait olduğu yeri bulmaya çalışan bir yabancının, dünyanın sonunu getirme potansiyeline sahip bir kraliçeyle olan kavgası.
Hellboy 3 (2019) Konusu
Film, kökenleri Kral Arthur zamanına kadar uzanan karanlık bir efsaneyi günümüze taşıyor. Kan Kraliçesi olarak bilinen kötü büyücü Nimue, asırlar önce parçalara ayrılarak dünyanın farklı yerlerine mühürlenmiştir. Ancak intikam ateşi asla sönmemiştir ve bu parçalar yeniden bir araya getirilerek insanlığın üzerine bir felaket salınmak istenmektedir. İşte tam bu noktada, Paranormal Araştırma ve Savunma Bürosu adına çalışan Hellboy devreye girer. Ancak mesele sadece bir büyücüyü durdurmak değildir. Kahramanımız, kendisinin dünyaya neden geldiğini, alnındaki o devasa boynuzların aslında neye hizmet ettiğini sorgularken bulur kendini. İnsanların korktuğu bir canavar mı, yoksa dünyayı kurtaracak olan bir koruyucu mu? Bu içsel savaş, Nimue’nin ona sunduğu karanlık vaatlerle birleşince işler iyice çığırından çıkar. İngiltere’nin sisli sokaklarından devasa yaratıkların cirit attığı gizli boyutlara uzanan bu serüvende, Hellboy’un yanında ona eşlik eden birkaç sıra dışı müttefik olsa da, nihai kararı her zaman olduğu gibi yine tek başına vermek zorundadır. Hikaye, kaderin kaçınılmazlığı ile özgür irade arasındaki o ince çizgide gidip gelirken, izleyiciyi de sürekli bir aksiyon fırtınasının ortasında bırakıyor.
Beklentileri Karşılıyor mu? (Editörün Yorumu)
Yönetmen koltuğunda oturan Neil Marshall, korku türündeki yeteneğini bu filme fazlasıyla cömertçe yansıtmış. Daha önce gördüğümüz o gotik ve şiirsel atmosferin yerini, burada daha çiğ ve vahşi bir yapı almış durumda. Başroldeki David Harbour, karakterin o kendine has alaycı tavrını ve içindeki öfkeyi yansıtmak konusunda oldukça cesur davranıyor. Maskesinin altındaki yorgunluğu ve bıkkınlığı hissetmek mümkün. Ancak filmin en büyük sorunu, bazen çok fazla şeyi aynı anda anlatmaya çalışırken odağını kaybetmesi. 5.6’lık IMDb puanı, aslında bu karmaşanın bir yansıması olarak görülebilir. Aksiyon sahneleri oldukça yüksek bir tempoda ilerliyor ama bazen bilgisayar efektlerinin kalitesi bu tempoya ayak uyduramıyor. Yine de Ian McShane gibi bir ustanın varlığı, sahnelerin ağırlığını artırıyor. Milla Jovovich ise Kan Kraliçesi rolünde, o soğuk ve ürkütücü zarafetiyle hikayeye farklı bir renk katıyor. Sasha Lane ve Daniel Dae Kim tarafından canlandırılan yardımcı karakterler, Hellboy’un yalnızlığını bir nebze olsun kırıyor ama senaryo onlara yeterince derinlik tanımıyor. Filmin müzik seçimleri ve ses tasarımı, o kaotik havayı destekler nitelikte. Bazı sahnelerdeki makyaj çalışmaları o kadar detaylı ki, ekrana bakarken rahatsız olmamak elde değil. Bu, yönetmenin bilinçli bir tercihi gibi duruyor; o temiz ve steril kahraman dünyasını yerle bir etmek istemiş. Eğer beklentiniz derin felsefi alt metinler değil, sadece canavarların birbirini hırpaladığı sert bir macera ise, film bu noktada size istediğinizi veriyor. Fakat hikaye anlatımındaki bazı kopukluklar, izleyicinin karakterle tam anlamıyla bir bağ kurmasını zorlaştırabiliyor.
Bu Yapımı Kimler İzlemeli?
Bu yapım, klasik ve parlatılmış süper kahraman hikayelerinden sıkılan, daha karanlık ve yer altı dünyasının kirli atmosferini solumak isteyenler için tasarlanmış. Eğer ekranda kan görmekten çekinmiyorsanız ve mitolojik unsurların modern dünya ile çarpıştığı o sert dokuyu seviyorsanız, bu film tam size göre bir seçenek olabilir. Özellikle folklorik yaratıkların, devlerin ve büyücülerin olduğu bir dünyada, kuralların değil de yumrukların konuştuğu bir hikaye arayanlar keyif alacaktır. Masalsı bir anlatıdan ziyade, bir korku filmi estetiğiyle harmanlanmış aksiyon arayan izleyiciler, David Harbour ve ekibinin bu tozlu macerasında aradığını bulabilir. Sadece eğlenmek, bir miktar irkilmek ve alışılmışın dışındaki o tuhaf mizah anlayışına tanıklık etmek istiyorsanız, bu kırmızı devin dünyasına bir şans verebilirsiniz. Ancak naif ve yumuşak bir anlatım bekleyenlerin bu sert virajda biraz sarsılabileceğini de eklemek gerekir.


















Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap, topluluğa yön ver!